TÜBİTAK desteğiyle lüle taşından güneş enerjisiyle hidrojen üretme çalışması başlatıldı

Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, TÜBİTAK desteğiyle lüle taşını ileri teknolojiyle birleştirerek güneş enerjisinden hidrojen üretmeyi hedefliyor.

TÜBİTAK desteğiyle lüle taşından güneş enerjisiyle hidrojen üretme çalışması başlatıldı

SERHAT ZAFER - Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) katkılarıyla lüle taşından güneş enerjisi yardımıyla hidrojen elde etmeye yönelik bir proje başlatıldı.

Kimya Mühendisliği Bölümü'nden Arş. Gör. Kübra Köşe Kaya'nın yürütücülüğünü üstlendiği "Yerli Kaynaklı Doğal Mineral Katkılı 3B Baskılı Fotoanotlar ile PEC Hücre Geliştirilmesi Projesi" kapsamında, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehtap Görgün Erşan, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ceren Orak ve Arş.

Gör. Muhammed Taha Yıldız araştırmacı, Prof. Dr. Sabit Horoz ise danışman sıfatıyla yer alıyor.

TÜBİTAK tarafından desteklenen bu çalışma, Eskişehir ile özdeşleşen ve geleneksel el sanatlarında sıkça tercih edilen lüle taşının, modern teknolojik alanlarda değerlendirilmesini amaçlıyor.

Arş. Gör. Kübra Köşe Kaya, ülkenin kıymetli bir kaynağı olan ve halk arasında sepiyolit olarak da bilinen lüle taşını teknoloji dünyasına kazandırmak için bir çalışma yürüttüklerini belirtti.

Fotoelektrokimyasal bir hücre tasarlamayı hedeflediklerini ifade eden Kaya, "Geliştireceğimiz bu hücre sayesinde hidrojen üretmeyi planlıyoruz. Hidrojen, oldukça temiz bir enerji kaynağıdır." dedi.

- Lüle taşı bilim ve teknolojiyle harmanlanacak

Kaya, lüle taşının Eskişehir'de yoğun olarak bulunduğunu ve Türkiye'nin dünyadaki en büyük ikinci rezerve sahip olduğunu vurgulayarak, şunları dile getirdi:

"Bu taşı sadece süs eşyası olarak değil, bilim ve teknolojiyle birleştirerek hidrojen enerjisi üretiminde kullanmak istiyoruz. Tasarladığımız fotoelektrokimyasal hücredeki elektrot malzememizin temelinde sepiyolit minerali yer alacak. İklim değişikliği ve temiz enerjiye olan ilginin artmasıyla dünya genelinde yenilenebilir enerjiye ciddi bir yönelim var.

Türkiye COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak. Türkiye 2053'te net sıfır emisyona sahip ülke olmak istiyor. Bu hedeflere ulaşabilmemiz için gerekli aşamaları tamamlamamız gerekiyor.

Sepiyolit minerali gibi elektrotlar üreterek hidrojen enerjisi elde edebileceğimiz sistemleri yerli imkanlarla tasarlamak istedik. Mevcut sistemleri yurt dışından temin ediyoruz ve maliyetleri oldukça yüksek. Maliyeti yüzde 70 oranında düşürerek yerli bir malzeme ve bileşenlerini üretmeyi hedefliyoruz."

Kaya, proje ile sepiyoliti temiz enerji sektöründe kullanmayı amaçladıklarını belirterek, güneş ışığından faydalanarak sudan hidrojen üretimine yönelik yerli bir sistem geliştirmek istediklerini söyledi.

Geliştirecekleri sistemde güneş ışınlarının doğrudan elektrot üzerine düşeceğini anlatan Kaya, şu bilgileri paylaştı:

"Elektrodun içindeki ışığa duyarlı bileşenler bu enerjiden yararlanarak suyun ayrışmasını sağlayan tepkimelere destek olacak. Sepiyoliti tercih etmemizin ana nedeni, kendine has yapısıdır. Bu mineral çok ince liflerden meydana geliyor ve geniş bir yüzey alanına sahip.

Bu özelliklerin, üreteceğimiz elektrotların performansına katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Sepiyolit tek başına hidrojen üreten bir madde değil. Bu sebeple onu ışığa duyarlı ve elektrik iletimini destekleyen diğer materyallerle birleştirerek özel bir mürekkep hazırlayacağız.

Daha sonra sepiyolitin elektrot yapısını ve verimliliğini nasıl etkilediğini gözlemleyeceğiz. Aslında yapmak istediğimiz şey, ülkemizin doğal bir mineraline yeni bir kullanım alanı kazandırmaktır."

- "Hidrojen ve oksijen elde etmeyi hedefliyoruz"

Öncelikle laboratuvar ortamında farklı malzemeleri karıştırarak özel bir mürekkep elde edeceklerini belirten Kaya, "Bu mürekkebi üç boyutlu yazıcıda kullanarak elektrotlar üreteceğiz. Ardından elektrotları, kendi tasarladığımız ve içerisinde su bulunan bir hücreye yerleştireceğiz.

Güneş ışığı elektrot üzerine düştüğünde malzemenin içerisinde elektriksel yükler açığa çıkacak. Biz de bu yüklerden faydalanarak uygun elektriksel koşullar altında suyun ayrışmasını sağlayan tepkimeleri gerçekleştireceğiz.

Bu tepkimeler neticesinde hidrojen ve oksijen elde etmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.

Deniz Ay
Editör