ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri adımı, özellikle Cumhuriyetçi Parti içinde ve 'Önce Amerika' ilkesini savunan MAGA hareketinde yoğun eleştirilerle karşılandı. Son günlerde alınan bu karar, Washington'da siyasi dengeleri etkileyen bir tartışmayı beraberinde getirdi.

MAGA hareketinin önde gelen isimlerinden Tucker Carlson, ABC News'e verdiği röportajda, ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırısını açıkça eleştirdi. Carlson, uzun süredir Trump'ın destekçileri arasında yer almasına rağmen, bu saldırının Trump'ın siyasi hareketine ciddi zarar vereceğini ve etik açıdan kabul edilemez olduğunu belirtti.

Eski Cumhuriyetçi Kongre üyesi Marjorie Taylor Greene de sosyal medyada paylaştığı mesajda, Trump yönetiminin İran ile bir savaşta kamuoyunun ne kadar kaybı kabul edebileceği konusunda seçmenlere danışıp danışmadığını sorguladı. Greene, "Biz 'önce Amerika' ve sıfır savaş için oy verdik," diyerek yönetimin mevcut tutumunu eleştirdi. Ayrıca, başka bir ülkede rejim değişikliğine karşı olduğunu ve Trump'ın bu adımının kendi vaatleriyle çeliştiğini vurguladı.

Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Thomas Massie ve Warren Davidson ile Senatör Rand Paul de İran'a yönelik saldırıya karşı olduklarını açıkladı. Massie, X platformunda yaptığı paylaşımda, bu adımın 'önce Amerika' ilkesine uymadığını belirtti ve Demokrat temsilci Ro Khanna ile birlikte, İran'la savaş konusunda Kongre'de oylama yapılmasını öngören bir tasarı sunacaklarını duyurdu. Massie, anayasal gerekliliklere dikkat çekerek, temsilcilerin bu konuda açıkça tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti.

MAGA çevrelerinde popüler olan Trump destekçisi podcast yapımcısı Tim Pool, yönetimin İran'a yönelik eylemini "Trump'ın seçim kampanyasına ihanet" olarak nitelendirdi. Cumhuriyetçi sosyal medya fenomenleri Keith ve Kevin Hodge ise, "İran halkını özgürleştirmek için Trump'a oy vermedim," diyerek tepkilerini dile getirdi.

Trump'ın İran'a yönelik saldırı kararı, ABD iç siyasetinde Cumhuriyetçi saflarda derin bir ayrışmaya yol açarken, Washington'un dış politika önceliklerinin ve 'önce Amerika' yaklaşımının yeniden tartışılmasına neden oldu. Bu gelişme, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri adımlarının yalnızca uluslararası değil, iç siyasi dengeleri de doğrudan etkilediğini gösteriyor.