Trabzon'un Of ilçesinde 18 senedir balıkçılık sektöründe faaliyet gösteren Mehtap İhtiyar, aile yadigarı mesleğini icra etmenin gururunu yaşıyor.
Yeşilçam'ın unutulmaz yapımı Karagözlüm filmindeki Azize karakterine benzetilmesi nedeniyle çevresi tarafından "Balıkçı Azize" lakabıyla çağrılıyor.
Trabzon'un Of ilçesinde 18 yıldır balıkçılık yapan Mehtap İhtiyar, babasından miras kalan mesleği yaşatmanın mutluluğunu yaşıyor.
Karagözlüm filmindeki Azize karakterine benzetildiğinden çevresindekiler kendisine "Balıkçı Azize" diye hitap ediyor.
Türkan Şoray'ın hayat verdiği Azize karakterine benzetilmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren İhtiyar, "Beni Karagözlüm filmindeki Azize'ye çok benzetenler var. Zaten bana ‘Azizemiz' diyorlar. İşimi tutkuyla yaptığım için aslında kendimi böyle bir kimlikle öne çıkarmak istemedim.
Ancak dışarıdan görenler bana ‘Balıkçı Azize' diye sesleniyor. Ben de bu yakıştırmayı oldukça hoş buluyorum" şeklinde konuştu.
Yaklaşık 18 yıldır balıkçılıkla uğraşan Mehtap İhtiyar, babasından kalan mesleği devam ettirmenin sevincini yaşıyor.
Muhasebe mesleğini bırakarak balıkçılığa adım atan İhtiyar, hem restoran işletmeciliği yapıyor hem de balık satışı gerçekleştiriyor.
Babasından devraldığı işi yaklaşık 18 senedir yürüten İhtiyar, bir kadın olarak bu sektörde varlık göstermekten büyük keyif aldığını belirtti.
Çocukluğundan beri balıkla iç içe bir yaşam sürdüğünü anlatan İhtiyar, babasının mesleği sayesinde bu sektöre yabancı olmadığını ifade etti.
Asıl mesleğinin muhasebecilik olduğunu söyleyen İhtiyar, babasının mirasını sürdürmek ve ismini yaşatmak adına balıkçılığa yöneldiğini vurguladı.
Babamın mesleğini icra etmek ve onun adını yaşatmak adına bu işe başladım
Babasının mesleğini devam ettirmek için bu yola girdiğini belirten İhtiyar, "Esnafım, balıkçılıkla geçimimi sağlıyorum. Babam Fuat İhtiyar, Of'un en köklü balıkçılarındandı, dolayısıyla mesleğim ondan miras diyebiliriz. Normalde muhasebe alanında çalışıyordum. Babamın mesleğini sürdürmek ve hatırasını yaşatmak için bu işe giriştim. Yaklaşık 18 yıldır esnaflık yapıyorum.
Ben dünyaya geldiğimde babam zaten balıkçıydı. Kendimi bildim bileli balıkla iç içeyim. Karadenizli olarak kahvaltımız bile balıkla başlar. Babamın mesleği sayesinde balıkçılık, zaten aşina olduğum bir alandı. İşimi severek yapıyorum.
Rahmetli babamın ismini yaşatmak adına, bir kadın olarak bu işi yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sabahın 6'sında, 7'sinde o kadar kasayı taşımak elbette çok zahmetli. Ancak işinizi severek yaptığınızda zorluklar aşılıyor. Çevreden gelen tepkiler konusunda başlangıçta çok zorlandım ama şimdilerde işimi gayet başarılı yürüttüğümü düşünüyorum.
Karadeniz bölgesinde benim gibi hem restoran işleten hem de balık satışı yapan kadın sayısı oldukça az. Umarım ileride bu sayı artar. Bugünlerde müşteriler genellikle sezon balıklarını tercih ediyor. Bu sene palamut sezonu çok şükür oldukça bereketli geçti.
Üç erkek kardeşim var. Onlar da bir dönem balıkçılık yaptılar. Şu anda kardeşlerimden biri mesleğe devam ediyor. Yani ailece balıkçılıkla uğraşıyoruz" dedi.
"Bana Balıkçı Azize diyorlar"
Karagözlüm filmindeki Azize karakterine benzetildiği için çevresindekilerin kendisine "Balıkçı Azize" diye seslendiğini belirten İhtiyar, "Beni Karagözlüm filmindeki Azize'ye çok benzetenler var. Zaten bana "Azizemiz" diyorlar.
İşimi severek yaptığım için açıkçası kendimi böyle bir potansiyelle ortaya çıkarmak istemedim. Ancak dışarıdan bakanlar bana "Balıkçı Azize" diyor.
Ben de bunu güzel bir yakıştırma olarak görüyorum. Bu arada Türkan Şoray'ı saygıyla anıyoruz" ifadelerini kullandı.
"Sen bize onun yadigârısın" sözleriyle mesleğe tutunuyor"
Babasının eski müşterilerinin kendisini tercih etmeye devam ettiğini kaydeden İhtiyar, "Bir kadın girişimci olarak bu işi sadece Trabzon'da yapmıyorum. Türkiye'nin dört bir yanına balık gönderiyorum. Balığın ulaşmadığı bölgelere de gitmek istiyorum. Bu doğrultuda yeni girişimlerde bulunuyor, çalışmalar yapıyorum.
Türkiye'nin her yerinden insanlar bize ulaşıyor. Sosyal medyada da aktif paylaşımlar yapıyoruz. Bize ulaşan müşterilerimize balıkları, tezgâhımıza taze taze koyduğumuz gibi buradan gönderiyoruz. Babam 58 yıl boyunca bu mesleği icra etti.
Çok kıdemli balıkçılardan biriydi ve çok sevilen bir insandı. Babam vefat edeli dört yıl oldu. Ben hala onun ekmeğini yiyorum.
"Nasıl?" diye soracak olursanız; babamdan alışveriş yapanlar, "Sen bize onun yadigârısın" diyerek tercihlerini benden yana kullanıyorlar. Demek ki babam bu mesleği layıkıyla yapıyordu" diye konuştu.
