Eskişehir'in Tepebaşı Belediyesinde bazı doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı ve "zimmet" suçunun işlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında 12'si tutuklu 22 sanık mahkemede savunma yaptı.
Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk celsesine sanıklar ve avukatları katılım sağladı.
Duruşmada ifade veren organizasyon firması sahibi tutuksuz sanık Didar A, işlettiği düğün salonunun sözleşme gereği Tepebaşı Belediyesi tarafından ücretsiz kullanım hakkına sahip olduğunu belirtti.
Salondaki etkinlikler için yemeklerin belediye aşevinden temin edildiğini kaydeden Didar A, şunları söyledi:
"Biz garsonlarla servis kısmını yürütüyorduk. Zamanla işleyiş değişti. Belediye Başkan Yardımcısı Seyit Y. tarafından yemekler belediyeden gelmesine rağmen, yemeği biz hazırlamışız gibi fatura düzenlememiz istendi. İstenildiği şekilde fatura kestim.
Seyit Yıldızhan ve ekibinin talimatıyla tutarlar bana iletilerek fatura talep ediliyordu. Belediye ödeme yapacağı zaman da bana telefon açılıyordu. Parayı çekip getirmemi istiyorlardı. Seyit Y'nin direktifiyle parayı çekip Özel Kalem Müdürü Özcan E. ve kardeşine teslim ediyordum.
Belediyenin yatırdığı tutarı elden bankadan çekip onlara ulaştırıyordum. Bunları yapmazsam salonumu kapatacakları yönünde tehditler alıyordum. Yıllar boyunca beni buna zorladılar. Son dönemde tutarlar oldukça yükseldi.
Buna karşı çıktığımda da salonumu elimden almakla tehdit edildim. Tüm masrafları ben karşılıyordum. Belediyeden hesabıma aktarılan parayı da onlara veriyordum."
Didar A, bu durumu Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'a iletmek istediğini ancak engellendiğini öne sürerek, "Başkan Ahmet Ataç duruma müdahale edip Özel Kalem Müdürü Özcan E'ye KDV borçlarımı ödetti. Ben düzeni bozduğum için salonu da elimden aldılar." dedi.
Daha sonra kendisine fatura kesebilmesi için ikinci bir şirket kurdurulduğunu anlatan Didar A, "Hep aynı isimle olmasının dikkati çektiğini söylediler. Boş teklif mektupları da Başkan Yardımcı Seyit Y'nin yönlendirmesiyle geliyordu. Teklif mektuplarının rakamlarını da onlar belirliyordu.
Tüm organizasyonlarda yemekler aşevinden geliyordu. Biz sadece dağıtım hizmeti veriyorduk. Organizasyon günü sabah aşevinden yemekler gelirdi, biz de yemekleri dağıtırdık.
Son yıllarda fatura tutarları çok yükseltildi. İşimi kaybetmemek için uzun süre bunlara sessiz kaldım." ifadesini kullandı.
Didar A, savcılık ifadesindeki 197 organizasyonun tamamının kendi salonlarında yapıldığını dile getirerek, "Haricinde bizim salonumuzda yapılmayan organizasyonları da bize yüklediler. Örneğin bana 300 bin lira yatıyorsa bu parayı çekip tamamını söylenen kişiye elden teslim ediyordum.
Her organizasyon için ayrı ayrı para yatırılmıyordu. Bazı organizasyonlar birlikte ödeniyordu." diye konuştu.
Tutuklu sanıklardan eski belediye başkan yardımcısı Seyit Y. ise Didar A'nın iddialarını kabul etmediğini belirterek, hepsinin iftira olduğunu savundu.
Tutuklu sanıklardan eski özel kalem müdürü Özcan E. de çevresine gönderdiği paraların hepsinin kendi şahsi parası olduğunu, kurumun bütçesiyle hiçbir bağlantısının bulunmadığını iddia etti.
Düğün salonu işletmecisi Didar A'dan elden hiç para almadığını öne süren Özcan E, şunları kaydetti:
"2025'in son aylarında muhatap olmaya başladım. Sürekli gelip belediyeden para almak istiyordu. Düğün salonu için yıllarca kira da ödemedi.
Düğün salonunda 2024 yılında belediyenin siyasi etkinlikleri olmuştu. Ödemeleri yapılmamıştı, yapılamayacaktı. O etkinliklerin ücretleri karşılığında vergi borcu ödendi. 6 aydır tutukluyuz.
Kendi paramı yolladığım arkadaşlarım da tutuklu. Onlardan da özür diliyorum. Tüm paralar belediye veya kurumla alakalı değil bana yönelik şahsi harcamaları için yollandı."
Diğer sanıklar ile 7 tanığın beyanlarının ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Süleyman U, Filiz T, Ceren Aytaç A, Celal T. ve Fatma Begüm A'nın tahliyelerine, tutuksuz sanık Murat Ç'nin ise tutuklu yargılanmasına karar verdi.
Heyet, Seyit Y. ve oğlu Turan Mahmut Y, Özcan E. ve kardeşi Özgür E, Tamer G. ve kızı Duygu G. ile Ethemcan C'nin tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı 25 Aralık'a erteledi.
- Operasyon süreci ve iddianame
Eskişehir merkezli Ankara ve Adana'da 14 Mayıs'ta düzenlenen operasyonda, 33'ü Tepebaşı Belediyesinde görevli olmak üzere 60 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.
Operasyonda, aralarında Belediye Başkan Yardımcısı Seyit Y. ile Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ın Özel Kalem Müdürü Özcan E'nin de bulunduğu 23 zanlı gözaltına alınmıştı.
Operasyonun devamında Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Ç. ile bir şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 25'e yükselmişti.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince Özcan E'nin Keskin Mahallesi'ndeki ikametinin bahçesinde yapılan aramada, toprağın altına gizlenmiş bir oda tespit edilmişti.
Odada yapılan aramada, Özcan E'ye ait 9 gümrük kaçağı "coin (kripto para) madenciliği" cihazı ele geçirilmişti.
Operasyonda gözaltına alınan ve aralarında Tepebaşı Belediyesi görevlilerinin de bulunduğu 25 şüpheliden 15'i tutuklanmıştı.
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında 3 şüphelinin tahliye edilmesiyle tutuklu sayısı 12'ye düşmüştü.
Soruşturma kapsamında 35 kişinin de emniyette ifadelerine başvurulduğu öğrenilmişti.
İddianamede, 15 kamu görevlisi hakkında "zimmet" suçundan 5 yıldan 12 yıla kadar, diğer 7 şüpheli hakkında ise 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
