Tekirdağ'da yaşayan 58 yaşındaki marangoz Sedat Dursun, ahşap kokan atölyesinden sahne ışıklarına uzanan tutkulu bir hayat hikayesine imza attı. Çocuk yaşlardan beri içinde büyüyen müzik sevgisini 43 yıl boyunca kalbinde taşıyan Dursun, marangoz tezgahının başında çalışırken hayallerinden hiç vazgeçmedi.

Gündüzleri ahşaba ustaca şekil veren Dursun, akşamları ise notalarla buluştu. İçindeki sesi susturmayan usta marangoz, 2011 yılında müzik tutkusunu profesyonel bir seviyeye taşımak amacıyla belediye konservatuvarına kaydoldu. Beş yıllık eğitimin ardından mezun olan Sedat Dursun, şimdi Nazende Türk Müziği Topluluğu'nda solist olarak sahne alıyor.

Müziğin hayatında her zaman önemli bir yer tuttuğunu belirten Dursun, atölyede çalışırken bile şarkılar söylediğini dile getirdi. Dursun, "Müzik benim içimde hep vardı. Bu sevgi beni konservatuvara götürdü. Şimdi sahnede olmak, o duyguyu insanlarla paylaşmak tarif edilemez bir mutluluk." ifadelerini kullandı. Sahneye ilk çıktığı anı unutamadığını ve mikrofonu eline aldığında yaşadığı heyecanın hala devam ettiğini söyledi.

Marangozluk mesleği nedeniyle zaman zaman önyargılarla karşılaştığını anlatan Dursun, "'Bir marangozdan sanatçı olur mu?’ diyenler oldu ama ben kendime inandım. Çalıştım, sabrettim. Hayalimin peşinden gitmekten hiç vazgeçmedim." diyerek azmini vurguladı. Sahneye çıkmadan önce yoğun provalar yaptığını ve en iyi performansı sergilemek için sürekli çalıştığını belirtti.

Nazende Türk Müziği Topluluğu Başkanı Banu Erat, Sedat Dursun'un azmiyle örnek bir sanatçı olduğunu ifade ederken, topluluk şefi Salih Demirci ise Dursun'un disiplinli çalışmasıyla kısa sürede önemli bir gelişim gösterdiğini kaydetti. Dursun, herkesin içinde bir tutku olduğunu vurgulayarak, "İnsan neyi seviyorsa onun peşinden gitmeli. Yaşın, mesleğin önemi yok. Yeter ki isteyin ve vazgeçmeyin." mesajını verdi.