Marmara Denizi’nde Silivri’nin yaklaşık 18 mil güneyinde iki Türk bayraklı ticari geminin çarpışmasıyla meydana gelen kazanın ardından arama-kurtarma çalışmaları sürerken, olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin yeni ayrıntılar gündeme geldi. İstanbul Valiliği, kazaya karışan gemilerden “Alsu”da herhangi bir hasar bulunmadığını, “Tuğberk İmamoğlu” isimli gemiyle ve gemide bulunan 10 personelle ise irtibatın tamamen kesildiğini açıkladı. Denizde kaybolan geminin sahibi Tahsin Doğruyol, yaşananları gözyaşları içinde anlattı. A Haber’e konuşan Doğruyol, kazanın ardından kendilerine ulaşan ilk bilgileri ve olayın nasıl meydana gelmiş olabileceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Acı haberi sabaha karşı aldı
Doğruyol, kazadan ilk olarak sabaha karşı saat 05.00 sıralarında haberdar olduklarını söyledi. Acenteden gelen telefonla büyük bir şok yaşadıklarını belirten Doğruyol, gemiye ulaşmaya çalıştıklarını ancak başarılı olamadıklarını ifade etti. Bunun üzerine devlet kurumları ve Sahil Güvenlik ekipleriyle iletişime geçtiklerini aktardı.
“Gemimizin yan tarafına çarptığını düşünüyoruz”
Kazanın oluş şekline ilişkin değerlendirmede bulunan Doğruyol, “Tuğberk İmamoğlu”nun yan tarafından darbe aldığını ve bu nedenle hızla su almaya başladığını düşündüğünü söyledi. Doğruyol, “Karşı tarafın ön tarafının, bizim geminin yan tarafına çarptığını düşünüyoruz. Burası sivri olduğu için deldi ve su girdi. Öteki gemide hiçbir hasar yok. Metal zarar görse gemi bu kadar hızlı batmaz. Gemiyi bu su girişi yatırdı diye düşünüyoruz, başka da bir şey düşünemiyoruz” dedi. Doğruyol ayrıca kazanın ardından karşı geminin boş olduğu bilgisinin kendilerine aktarıldığını, ancak daha sonra gemide yaklaşık 3 bin ton yük bulunduğunu öğrendiklerini söyledi.
“Kaptanımız ‘Üstüme geliyorsun’ diye uyarmış”
Çarpışmanın öncesinde kaptanlarının karşı gemiyi fark ettiğini ve uyarıda bulunduğunu belirten Doğruyol, her iki gemide de radar ve seyir fenerlerinin bulunduğuna dikkat çekti. Doğruyol, “Hem benim radarım var hem onun radarı var. Kaldı ki benim kaptanım onu arıyor, ‘Üstüme geliyorsun’ diyor. Ondan sonra o çeviremiyor, bir daha arıyor” ifadelerini kullandı. Kaptanın güvertede bulunduğu sırada yaklaşan gemiyi radar ve fenerler aracılığıyla fark edebileceğini belirten Doğruyol, kazanın önlenebilecek bir durum olduğunu savundu.
“32 dakika sonra haber verildi”
Doğruyol’un açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise kazanın ardından geçen süreye ilişkin oldu. Kazanın saat 03.10 sıralarında meydana geldiğini belirten Doğruyol, kendi gemilerindeki acil durum alarm sistemi EPIRB sayesinde olaydan haberdar olduklarını söyledi. Karşı geminin kazanın ardından yardım çağrısında bulunmadığını ve ilgili birimlere geç bilgi verildiğini savunan Doğruyol, VTS ile yaptıkları görüşmede kazanın saat 03.42’de bildirildiğini öğrendiklerini aktardı. Doğruyol, “Karşı taraftan hiçbir şey yapılmıyor. VTS’i aradık, 03.42’de kendilerine haber verildiğini söylediler. 32 dakika sonra... Çok hayati bir zaman” diye konuştu.
“Kazayı anlarım, bırakıp gitmeyi anlayamam”
Çarpışmanın ardından yaşananlara tepki gösteren Doğruyol, kazanın kendisinin de herkesin başına gelebilecek bir olay olduğunu ancak olay yerinden ayrılınmasını kabul edemeyeceğini söyledi. Doğruyol, “İşin acı tarafı kimseye haber verilmiyor, 30 küsur dakika... Bak bu hatayı anlarım. Kazayı da anlarım, belayı da anlarım. Her şey insanlar için. Ama gitmeyi anlamam. O ihanet. Açıkçası onu anlayamam” ifadelerini kullandı. Kazanın ardından “Tuğberk İmamoğlu” isimli gemide bulunan 10 personelle bağlantı kesilirken, ekiplerin denizdeki arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.





