DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde "kent uzlaşısı" kapsamında seçilen belediye meclis üyelerinin parti çatısı altında görev yapma kararına ilişkin, İBB Meclisi'ndeki dengelerin transferlerle değiştirilmesine karşı olduklarını söyledi. Temelli, İstanbul ve Mersin halkının iradesine bağlı kalacaklarını vurgularken kayyum politikalarına da sert tepki gösterdi.
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu’nun, kent uzlaşısı ile seçilen belediye meclis üyelerinin görevlerini parti çatısı altında sürdüreceğini duyurmasının ardından siyaset sahnesinde hareketlilik sürerken, konuya dair değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi'ndeki dengelerin dış müdahalelerle değiştirilmesine karşı çıktı.
İBB meclisindeki dengeler ve transfer tartışmaları
İstanbul halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin ve mevcut tablonun son derece kıymetli olduğunu dile getiren Sezai Temelli, meclisteki dengelerin ancak yine halkın tercihiyle değişebileceğini ifade etti. Temelli, konuya ilişkin olarak, "İBB Meclisi'ndeki dengelerin değişmesini açıkçası istemiyoruz. O dengeler İstanbul halkının tercihiyle oluştu. Bu dengeler ancak yine İstanbul halkının tercihiyle değişebilir. Transferlerle, müdahalelerle olacak dengeleri kabul etmiyoruz" dedi.
Siyasi tablonun seçim dönemindekinden farklı bir evreye evrildiğini belirten Temelli, DEM Parti'nin kendi grubuyla hareket edeceğini, ancak kent uzlaşısı hukukuna ve ruhuna olan bağlılıklarını korumaya devam edeceklerini kaydetti.

'Kayyum uygulamaları halkın iradesinin gasbedilmesidir'
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in cezaevinden çıkmasına rağmen hâlâ görevine iade edilmemesi hakkındaki soruları da yanıtlayan Sezai Temelli, meselenin yalnızca Özer ile sınırlı olmadığının altını çizdi. Aralarında Ahmet Türk’ün de bulunduğu 10 DEM Partili belediye eş başkanının yerinde kayyum yönetimlerinin bulunduğunu hatırlatan Temelli:
"Ahmet Türk’ten başlayarak bizim 10 belediye eş başkanımız şu anda görevlerinde değil. Onların yerinde kayyumlar var. CHP’nin de bu mücadele kapsamında sayabileceğimiz belediye başkanları görevden alınmış durumda. Ortada hala kayyum anlayışının devam etmesi kabul edilebilir bir şey değil. Belediye başkanları, belediye eş başkanları bir an önce görevlerine dönmeli. Bu kayyum uygulamasına artık son verilmeli... Kayyum, halkın iradesinin gasbedilmesidir."
'Kent uzlaşısı vurgusu ve ortak sorumluluk'
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu tarafından yayımlanan resmi açıklamada da aradan geçen iki buçuk yıllık süreçte yerel yönetimlere yönelik operasyonların ve kayyum atamalarının yaşandığı hatırlatıldı. Meclis üyelerinin partiye katılım talebinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafından uygun bulunduğunun belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Kent Uzlaşısı çerçevesinde oluşturduğumuz ortak hukuk ve halkımızın sandıkta somutlaşan iradesi bizim için bağlayıcı olmaya devam edecektir. Belediye meclislerindeki çalışmalarımızı, kentlerin ihtiyaçlarını, yerel demokrasiyi ve şeffaf yönetim anlayışını esas alarak sürdüreceğiz. Kent Uzlaşısı temelinde kurulan ilişkileri ve karşılıklı sorumlulukları gözeterek, İstanbul ve Mersin halklarına karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz."
Ne olmuştu?
DEM Parti, 31 Mart 2024'te yapılan yerel seçimlere metropollerde Kent Uzlaşısı stratejisiyle katılmıştı. DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, seçimden bu yana geçen yaklaşık iki buçuk yıllık sürede yerel yönetimlere yönelik operasyonlar yapıldığı belirtildi. Bu süreçte çok sayıda belediyeye kayyım atandığı, belediye başkanlarının gözaltına alınıp tutuklandığı ve bazı belediyelerin el değiştirdiği aktarıldı.