Sakarya'da, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde önemli bir buluşma gerçekleştirildi. Erenler ilçesindeki bir otelde düzenlenen "Türkiye Sohbetleri" toplantısında, ülkenin geleceğine yönelik vizyon ve stratejiler ele alındı.
Toplantıda konuşan Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100 yıl öncesine kıyasla çok daha güçlü, dirayetli ve kudretli bir konuma ulaştığını belirtti. Vali Doğan, toplantıya katılan herkesin Türkiye için gayret gösteren bireyler olduğunu vurgulayarak, her türlü fikrin açıkça tartışılabileceği bir ortamın sağlandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Selim Köroğlu, Türkiye Yüzyılı vizyonunun herhangi bir siyasi parti veya ittifak projesi olmadığını belirterek, programın tüm eleştiri ve görüşlere açık olduğunu söyledi. Köroğlu, günümüzdeki küresel krizlerin ardından uluslararası kurumların işlevini yitirdiğini vurgulayarak, "Gelişen hadiseler, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşturulan BM, NATO, Uluslararası Ceza Mahkemesi, UNICEF ve UNESCO gibi uluslararası kurum ve kuruluşlar şu gün itibariyle fonksiyonunu yitirmiş ve anlamsızlaşmış bir duruma geldi. Özellikle SSCB'nin dağılmasından sonra oluşan tek kutuplu dünya, küreselleşme ve neo-liberalizmin dünyaya dayattığı bir takım ilke ve prensipler yerle bir oldu. Yeni bir dünya düzeninin artık ihtiyaç olduğu ve kurulmasıyla ilgili taşların örüldüğü ve masaların kurulduğu bir dönemde yaşıyoruz." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Danışmanı ve Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Oğan, Türkiye Yüzyılı'nın, Türkiye'nin küresel sahnede söz sahibi bir konuma gelmesini amaçladığını dile getirdi. Oğan, "Türkiye Yüzyılı, Türkiye'nin, Türk milletinin, birlik, beraberlik ve kardeşliğini pekiştirerek bir arada güçlü bir şekilde dünyadaki yeni döneme girerken, bu dönem içerisinde Türkiye'nin maksimum faydayı sağlayacak şekilde devletiyle milletiyle bir gelecek inşa etmesi ve yeni kurulacak dünya düzeninde de söz sahibi bir ülke olarak önemli bir aktör olarak yer almasını sağlayabilmek çerçevesinde planlanmış bir perspektiftir." dedi.
Oğan ayrıca, Türkiye'nin yeni yüzyılına girerken iç sorunlarını çözerek güçlenmiş ve dış müdahalelere kapalı bir ülke haline geleceğini, yakın coğrafyalardaki çatışmaların ise yeni bir düzenin habercisi olduğunu belirtti. "Çevremizdeki çatışmalar şunun habercisi, buradan yeni bir düzen çıkacak. Bu düzene milleti ve devletiyle güçlü şekilde bütünleşmiş ülkeler, milli devletlerini ve vatandaşlarının refahını ön planda tutan devletler gücü nispetinde etkili olacaklar. Türkiye'nin burada maksimum şekilde güç ortaya koyabilmesi için bugünler gelmeden hızlı bir şekilde bu süreçleri tamamlamamız ve bitirmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Emekli Büyükelçi Prof. Dr. Kerem Alkin de Terörsüz Türkiye sürecinin yeni dünya düzeninde ve bulunduğu coğrafyada Türkiye'yi güçlendirdiğine dikkat çekti. Türkiye'nin dünyada söz hakkı olan bir ülke konumunda olduğunu vurgulayan Alkin, "Terörsüz Türkiye hedefinin başarıya ulaşması sadece Türkiye açısından değil, Türkiye'nin..."




