Sakarya Üniversitesi (SAÜ), 60 yaş ve üzeri bireylerle öğrencileri bir araya getiren yaşam boyu eğitim modeliyle nitelikli yaş alma ve kuşaklar arası öğrenimi yaygınlaştırmayı hedefliyor. SAÜ Toplumsal Katkı ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü öncülüğünde Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve ilgili müdürlüklerin işbirliğiyle hayata geçirilen "Yaşam Boyu Öğrenme Akademisi" projesi, yaşlıların yaşam kalitesini artırmayı ve toplumsal katılımlarını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Sosyal etkinlik temelli bir çalışma olarak tasarlanan program, yaşlanan toplum yapısına yönelik önleyici ve güçlendirici bir eğitim modeli sunuyor. Katılımcıların okuryazarlıklarını artırmak, dijital becerilerini geliştirmek, sosyal katılımlarını desteklemek, aidiyet duygularını güçlendirmek ve kuşaklar arası etkileşimi artırmak hedefleniyor. Bu sayede yalnızlık, sosyal dışlanma ve pasifleşme riskleri azaltılarak, katılımcıların daha sağlıklı, üretken ve toplumla bağlantılı bir yaşam sürmeleri amaçlanıyor.
60 yaş ve üzeri bireyler, SAÜ Gençlik Ofisi'ndeki atölye ve dersliklerde üniversite öğrencileriyle birlikte çeşitli etkinliklerde yer alıyor. 5 hafta sürecek uygulamanın ardından üniversite, program modelini geliştirerek bu çalışmayı "Sakarya Üniversitesi Tazelenme Üniversitesi" yapısına dönüştürmeyi planlıyor.
SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, dünyada yaşlı nüfusun hızla arttığına dikkat çekerek, bu kapsamda yeni eğitim modelini başlattıklarını belirtti. Programın temel hedeflerinin 60 yaş üzeri bireylerin aktif yaşamlarını desteklemek, yaşam kalitelerini yükseltmek ve hayat boyu öğrenme süreçlerine teşvik etmek olduğunu vurguladı. Eğitim çerçevesinde ileri yaşlarda öğrenme, yeni teknolojilerin güvenli kullanımı, yapay zekadan yararlanma, kronik hastalıklarla baş etme, kaliteli yaş alma ve beslenme, stres yönetimi, egzersiz, manevi danışmanlık gibi konuların yanı sıra resim, sanat ve müzik gibi atölye eğitimleri de sunulacak.
Prof. Dr. Al, çalışmaların öğrenci kulüpleriyle gerçekleştirildiğini belirterek, "Amacımız, öğrencilerle yaş almış insanlarımızı bir araya getirerek değerler aktarımını sağlamak ve ortak dil inşa etmek. İlgi beklediğimizden fazla oldu. Sayıyı sınırlı tuttuk çünkü bu ilk uygulama, başarılı olmamız gerekir. Buradan edinilecek bilgi, tecrübe veya aksaklıkları dikkate alarak bu eğitimi yaymayı düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.
Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Toplumsal Katkı ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü Sorumlusu Doç. Dr. Gözde Sezen Gültekin ise 5 haftalık programın "çekirdek" ve "esnek" modül şeklinde ikiye ayrıldığını anlattı. Çekirdek modülde tüm katılımcıların alması gereken ortak dersler bulunduğunu belirten Gültekin, hareket atölyeleri ve dijital okuryazarlık gibi konuların bu modülde yer aldığını kaydetti.





