Sakarya'ya 1950'li yıllarda göç eden Kınalı Muhacirlerin özel günlerde giydiği geleneksel kıyafetler ve el işi dokumaları, akademisyenler tarafından kayıt altına alınarak gelecek nesillerin bu mirası yaşatması hedefleniyor.
"Sakarya'daki Kınalı Muhacirlere Özgü Tekstil Ürünlerinin Tespiti ve Somut Olmayan Kültürel Miras Özelliklerinin Analizi" başlıklı proje, Sakarya, Ege, Hacettepe, Trakya ve İstanbul Arel üniversiteleri ile İstanbul Şişli Meslek Yüksekokulu'ndan 10 akademisyenin katılımıyla hayata geçirildi. TÜBİTAK tarafından desteklenen proje, Kınalı Muhacir topluluğuna ait geleneksel ürünlerin uzmanlar tarafından belgelenerek kaybolmasını önlemeyi ve gelecekte yeniden üretilmesini amaçlıyor.
Proje yürütücüsü ve Sakarya Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Erdek, topluluğun tekstil ürünlerinin teknik analizini yaparak bu kültürel mirası geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirtti. Sakarya'da bulunan yaklaşık 20 göçmen topluluğu arasında, bilinirliği az olan Kınalı Muhacirlere ait yöresel giysileri ön plana çıkarmak ve görünür kılmak istediklerini ifade etti.
Proje kapsamında bugüne kadar 3 tez ve 3 makale yayımlandığını aktaran Erdek, projenin onay sürecinden önce de çalışmaların başladığını ve yaklaşık 4 yıl sürdüğünü dile getirdi. Erdek, "Bize tanıtılmak istenen bazı ürünler vardı, onlara baktık, düşüncemiz ilk başta farklıydı ama daha sonra bunu projeye dönüştürmeye karar verdik." dedi.
Coğrafi işaret alma potansiyeli taşıyan ürünlerin de yer aldığı projede kitap, makale, tez ve foto-kitap gibi çıktılar bulunacak. Akademik kadronun bir araya gelerek yürüttüğü bu çalışma, alanında önemli bir girişim olarak değerlendiriliyor. Ürünlerin kayıt altına alınmasıyla geleneksel tekstil ürünlerinin Halk Eğitim Merkezleri'nde kurs olarak verilebileceğini belirten Erdek, bu bilgilerin veri tabanına kaydedilmesiyle kültürel mirasın yeniden canlandırılabileceğine dikkat çekti.
Erdek, geleneksel ürünlerin artık özel günler dışında kullanılmadığını ve Türkiye genelinde birçok geleneksel ürünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu durumu geleneksel üretimin doğal süreci olarak tanımlayan Erdek, "Bunların bir yerlerde sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunları en azından arşivleyip yeniden üretim olanağıyla geleceğe taşıma imkanı sağlıyoruz." diye konuştu.
Projede yapılan analizlerle ürünlerin yeniden üretilebilir hale getirileceğini ve bu teknik verilerden faydalanmak isteyenlerin üretim yapabileceğini belirten Erdek, projenin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine de katkı sunacağını sözlerine ekledi.



