Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sibel Ekici, toplumda yanlış algılanan regl kanamasının aslında kadın sağlığına dair önemli ipuçları barındırdığını ve bedenin güçlü bir mesajı olduğunu belirtti. Reglin yalnızca fizyolojik bir süreç olmadığı, aynı zamanda bedenin verdiği güçlü bir mesaj olduğu vurgulandı.
‘ADET KANI BİYOLOJİK BİR DÖNGÜNÜN PARÇASI’
Regl kanamasının genellikle 'kirli' veya 'istenmeyen' olarak görülmesine karşın, Op. Dr. Ekici bu durumun doğru olmadığını açıkladı. Her ay gerçekleşen kanamanın, rahmin iç yüzeyini oluşturan endometrium tabakasının dökülmesi olduğunu belirten Ekici, "Bu süreç, vücudun olası bir gebelik için yaptığı hazırlığın ardından gerçekleşen doğal bir yenilenmedir. Dolayısıyla adet kanı bir atık değil, sağlıklı işleyen bir sistemin parçasıdır" dedi.
‘KANAMANIN ÖZELLİKLERİ SAĞLIK HAKKINDA İPUCU VERİR’
Regl kanının içeriğinin sıradan bir sıvı olmadığını ifade eden Op. Dr. Ekici, kanamanın miktarı, rengi ve pıhtılaşma şeklinin hormonal denge, demir düzeyi ve genel üreme sağlığı hakkında önemli bilgiler verebileceğini söyledi. Bu nedenle regl sürecinin dikkatle gözlemlenmesi gereken bir dönem olduğunu vurguladı.
‘ADET KANI BİLİMSEL OLARAK DA FARKLI BİR SIVIDIR’
Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, regl kanının farklı özellikler taşıdığını ortaya koyduğunu belirten Op. Dr. Ekici, "Adet kanı, klasik anlamda kandan farklıdır. İçeriğinde endometriyal stromal ve epitelyal hücreler gibi rahme özgü hücreler bulunur. Bu da onun yalnızca kan değil, aynı zamanda doku bileşenleri içeren özel bir sıvı olduğunu gösterir" ifadelerini kullandı.
‘TANI SÜREÇLERİNDE KULLANILABİLECEK VERİLER İÇERİYOR’
Adet kanının gelecekte tanı süreçlerinde önemli bir rol oynayabileceğini belirten Op. Dr. Ekici, bilim dünyasının bu sıvıyı 'sıvı biyopsi' olarak değerlendirmeye başladığını söyledi. Özellikle endometriozis gibi tanısı zor hastalıklarda bazı enzim ve belirteçlerin adet kanında artış gösterdiğinin görüldüğünü belirten Ekici, "Bu durum, ileride birçok hastalığın teşhisinde regl kanından yararlanılabileceğini düşündürmektedir" diye konuştu.
Toplumda regl algısının büyük ölçüde kültürel etkilerle oluştuğunu vurgulayan Op. Dr. Ekici, modern dönemde bu sürecin daha çok 'saklanması gereken' bir durum gibi gösterilmesinin kadınların bedenleriyle olan ilişkisini olumsuz etkileyebildiğini belirtti.
‘REGL DÖNEMİ BEDENLE YENİDEN BAĞ KURMA FIRSATIDIR’
Regl döneminin sadece fiziksel bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. Ekici, "Bu dönem, bedenin ihtiyaçlarını daha iyi anlamak için bir fırsattır. Hormonlardaki değişimle birlikte beden farklı bir ritme girer. Dinlenme, dengeli beslenme ve kendine özen gösterme bu süreçte büyük önem taşır" dedi.
Op. Dr. Sibel Ekici, regl kanamasının doğru anlaşılmasıyla kadınların kendi bedenleriyle daha sağlıklı bir ilişki kurabileceğini belirterek, bu doğal sürecin bir sorun değil, aksine önemli bir biyolojik rehber olarak görülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





