Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski, Sejm’de yaptığı yıllık dış politika konuşmasında, Avrupa’nın güvenlik mimarisinde yaşanan değişimlere dikkat çekti. Sikorski, ABD ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimin Polonya için özel bir sınama oluşturduğunu vurguladı. NATO’nun doğu kanadının savunulmasının en az 1,2 trilyon avroya mal olacağına işaret eden Sikorski, bu rakamın Polonya’nın mevcut savunma bütçesinin 24 katı olduğunun altını çizdi.

ABD ile stratejik işbirliğinin, Beyaz Saray veya Kongre’deki siyasi dengelerden bağımsız olarak Polonya dış politikasının temel direği olduğunu belirten Sikorski, ülkesinin ABD ile yakın ilişkilerini sürdürme kararlılığını dile getirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Polonya’daki Amerikan askerlerinin varlığını koruma ve artırma taahhüdünü hatırlatan Sikorski, Rusya’nın eylemlerinin Avrupa ve dünya için istikrarsızlık kaynağı olmaya devam etmesi halinde, Polonya’nın ABD güçleri için bölgesel bir merkez olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Avrupa Birliği’nin güvenlikte daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Sikorski, AB’nin ortak savunma finansman programı SAFE’in önemine değindi. Polonya’ya tahsis edilen 150 milyar avroluk düşük faizli kredinin neredeyse üçte birinin ülkesine ayrıldığını ve bu kaynağın yüzde 80’inin Polonya sanayisine yatırım olarak döneceğini belirtti. Muhalefetin, savunma yatırımlarının Berlin’e yaradığı yönündeki eleştirilerine karşı çıkan Sikorski, Rus insansız hava araçlarının Polonya’nın doğusundaki Lublin ve Zamosc’a yöneldiğini hatırlattı.

Polonya’nın AB’den çıkışını savunan “Polexit” söylemlerine de değinen Sikorski, bu tür propagandaların Moskova tarafından memnuniyetle karşılandığını söyledi. Avrupa’nın geleceğinin AB’nin temelleri üzerinde inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Sikorski, kıtanın reformlara ihtiyaç duyduğunu ifade etti.