Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır hattında son günlerde yaşanan askeri operasyonlar, iki ülke ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgasına yol açtı. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Afgan tarafında 331 kişinin öldüğünü ve 500'den fazla kişinin yaralandığını iddia etti. Operasyonların, sınır güvenliği ve bölgedeki istikrarsızlık açısından ciddi sonuçlar doğurduğu değerlendiriliyor.

Pazartesi günü yapılan resmi açıklamalara göre, Pakistan ordusu Afganistan'daki 37 bölgede 104 kontrol noktası ile 163 tank ve zırhlı aracı imha ettiğini, ayrıca 22 kontrol noktasını ele geçirdiğini bildirdi. 22 Şubat'ta ise Pakistan Enformasyon Bakanlığı, ülkede artan bombalı saldırıların ardından sınır hattında "terör kampı" olarak tanımlanan 7 noktayı hedef aldıklarını duyurmuştu.

Afganistan Savunma Bakanlığı ise Pakistan'a karşı uygun zamanda ölçülü bir yanıt verileceğini belirtti. Afganistan Kızılayı, Pakistan'ın saldırısı sonucu 18 kişinin yaşamını yitirdiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını açıkladı. Pakistan İçişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Talal Chaudhry, Afganistan sınırı boyunca gerçekleştirilen operasyonlarda yaklaşık 70 teröristin etkisiz hale getirildiğini söyledi.

Diplomatik düzeyde ise, Afganistan yönetimi Pakistan'ın sınır ötesi operasyonlarına tepki göstererek, Kabil'deki Pakistan Büyükelçisine protesto notası iletti. Bu gelişmeler, iki ülke arasında uzun süredir devam eden güvenlik ve sınır yönetimi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Pakistan, Taliban'ın Afganistan'da yönetimi devralmasından bu yana, Pakistan Talibanı (TTP) konusunda Kabil yönetiminden daha fazla önlem alınmasını talep ediyor. İslamabad, TTP'nin Afganistan topraklarında konuşlandığını ve buradan Pakistan'a yönelik saldırılar düzenlediğini savunuyor. Afganistan ise TTP'nin kendi topraklarında faaliyet göstermediğini öne sürüyor. TTP'nin, iki ülke arasında İngiliz sömürge döneminde çizilen ve fiilen sınır kabul edilen Durand Hattı'ndaki Peştun aşiret bölgelerini etkin şekilde kullandığı biliniyor.

Bölgedeki bu gelişmeler, yalnızca iki ülkenin güvenliğini değil, aynı zamanda Güney Asya'daki istikrarı da yakından etkiliyor. Sınır hattında artan askeri hareketlilik, uluslararası toplumun dikkatini bölgeye çekerken, taraflar arasındaki diplomatik temasların ve güvenlik iş birliğinin geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor.

Resmi açıklamaya göre, Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, operasyonlarda Afgan tarafından 331 kişinin öldüğünü, 500'den fazla kişinin yaralandığını öne sürdü. Tarar, Afganistan'daki 37 bölgede 104 kontrol noktası ile 163 tank ve zırhlı aracın yok edildiğini, 22 kontrol noktasının ele geçirildiğini ifade etti. Pakistan Enformasyon Bakanlığı, 22 Şubat'ta ülkede son dönemdeki bombalı saldırıların ardından Afganistan ile sınır hattında "terör kampı" olarak nitelediği 7 noktanın hedef alındığını açıklamıştı. Afganistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Pakistan'a karşı uygun zamanda "uygun ve ölçülü yanıt verileceği" belirtilmişti. Afganistan Kızılayından yapılan açıklamada da Pakistan'ın saldırısı sonucu 18 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı ifade edilmişti. Pakistan İçişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Talal Chaudhry ise "Afganistan sınırı boyunca düzenlenen saldırılarda yaklaşık 70 teröristin etkisiz hale getirildiğini" açıklamıştı. Afganistan yönetimi, Pakistan'ın "terör kampı" olarak nitelediği 7 noktayı hedef almasının ardından Dışişleri Bakanlığına çağrılan Kabil Büyükelçisine protesto notası iletmişti. Pakistan, Afganistan'da Taliban'ın 2021 yılında kontrolü ele almasından bu yana yeni yönetimin Pakistan Talibanı (TTP) konusunda tedbir almasını istiyor. İslamabad yönetimi, terör örgütü olarak sınıflandırdığı ve topraklarında çok sayıda eylem düzenleyen TTP'nin Afganistan'da mevzilendiğini, Kabil yönetiminin ise örgüte karşı tedbir almadığını vurguluyor. Afgan yönetimi ise TTP'nin kendi topraklarında faaliyet göstermediğini savunuyor. TTP, Afganistan ile Pakistan arasında İngiliz sömürge döneminde oluşturulan ve fiilen sınır işlevi gören Durand Hattı'nın iki ülkeye yayılmış Peştun kuşağındaki aşiretler bölgesini aktif kullanıyor.