Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Ankara İl Başkanlığında gerçekleştirilen Genel Başkanlık Ön Seçimi'ne katılarak oyunu kullandı. Seçimin ardından açıklamalarda bulunan Özel, Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan milletvekili ve adayların oylarını bulundukları yerlerde kullandıklarını, kendisinin de Ankara'daki sandıkta oy verdiğini belirtti.
Doğrudan demokrasi vurgusu
Özel, partinin kuruluş aşamasından itibaren halkın talebiyle hareket ettiklerini ve "Yeni Parti'de ne yeni olacak?" sorusuna doğrudan demokrasi yanıtını verdiklerini ifade etti. Siyasi Partiler Yasası'nın delege sistemini öngördüğünü ve bu durumun yetkinin sürekli devredilerek bin 300 kişinin elinde kalmasına yol açtığını belirten Özel, geçmişteki parti içi tartışmalara değinerek şunları söyledi:
"Hatta bunun üzerinden de Türkiye’nin, ülkenin kurucu partisine yargı darbesini dahi efendim işte 'Delegenin iradesi öyle mi oldu, böyle mi oldu' tartışmalarıyla yürüttüler. O tartışmayı en çok dillendirenlere 'Gelin, boşverin delegeyi. Biz bütün üyelere, Türkiye’deki bütün üyelerimize soralım' demiştik. O konuda bir ilerleme olmadı ama Yeni Parti’yi kuranlar üyeye önem veren, doğrudan demokrasiye önem veren, kararı üyenin hatta mümkün olduğu kadar tüm halkın vermesi gerektiğini savunanlar olarak en önemli yeniliği çok çalışarak, bir hafta resmi kongrenin gereklerini yaparak ama öncesinde ön seçimlerde buluşarak, bütün imkansızlıklara rağmen yaptık."
İlçe başkanlıklarından başlayıp il başkanlığıyla devam eden ve ardından genel başkanın üyeler tarafından doğrudan belirlendiği bir seçimi yaşadıklarını dile getiren Özel, "Demek ki olunca oluyormuş; demek ki isteyince, inanınca, mücadele edince bu konuda oluyormuş" dedi.
250 bin kişilik seçim propaganda ordusu
Yeni tüzük doğrultusunda mahalle meclisleri, ilçe meclisleri ve il meclislerini oluşturacaklarını söyleyen Özel, üyelerin sadece seçimde değil siyasetin üretilmesi, tartışılması ve uygulanması aşamalarında da söz sahibi olacağını vurguladı. İlk etapta 250 bin kişilik bir seçim propaganda ordusuyla sahaya çıkacaklarını belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Yeni Parti’nin üyeleri 'Ver kimliği, üye ol. Tamam' deyip yıllarca unutulan kişiler değil. Örneğin burada bizi karşılayan bu arkadaşların tamamı, Türkiye’de 800 bine yakın olan üyemizin her biri her ay partisi için aidat ödüyorlar. Yani kıt kanaat geçinmek zorunda olan bu ülkenin insanları kendi ceplerinden ödedikleri aidatlarla, kredi kartlarından her ay ödedikleri taksitlerle aidat ödüyorlar ve bu partiyi ayakta tutuyorlar. 'Gel' deyince gelen, 'Koş' deyince koşan, 'Çalış' deyince çalışan insanlardan oluşan bir Yeni Partimiz var."
Bu orduya hem Yeni Partililerin hem de üye olmamış ya da olamayacak durumdaki vatandaşların katılabileceğini belirten Özel, "Mahallelerde bundan sonra bu ülkenin sorunlarını nasıl çözeceğimizi konuşup, sonra o mahalleye hep birlikte anlatacağız. Kapısı çalınmadık seçmen kalmayacak. Evine gidilmedik seçmen kalmayacak. Ziyaret edilmedik seçmen kalmayacak. Derdini duyarsak, gücümüz nispetinde çözmeye uğraşacağız. Ama esas olarak Türkiye’yi seçimlerden sonra nasıl yöneteceğimizi kapı kapı anlatacağız" diye konuştu.
Göz hizasında siyaset ve kongre süreci
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu partiden polis zoruyla çıkarıldıklarını anımsatan Özel, binaları, imkanları ve otobüsleri arkada bırakarak sokağa indiklerini dile getirdi. Vatandaşın gözünün içine baka baka, göz hizasında siyaset yaptıklarını belirten Özel, Türkiye'yi yeniden nasıl ayağa kaldıracaklarını ve gelişmiş ülkeleri yakalayacak güce nasıl erişeceklerini anlatmaya devam edeceklerini kaydetti. Gelecek hafta cumartesi ve pazar günleri resmi kongreyi Ankara'da gerçekleştireceklerini bildiren Özel, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Kurulduğumuz ilk andan itibaren emeklerini, gayretlerini esirgemeyen tüm üyelerimizi yürekten kucaklıyorum. Görev alan tüm yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte de inşallah hep birlikte büyük bir moralle, büyük bir gayretle siyasetin belki de en zor koşusunun son bir yılını hep birlikte koşacağız, hep beraber koşacağız. Hedefe vardığımızda her şey çok güzel olacak. Çektiğimiz acılar, ızdıraplar, gördüğümüz kötülükler, uğradığımız haksızlıklar, bizlere yapılan baskılar… Herkes şuna inansın; bu kadar kötülük kimsenin yanına kalmaz. Bu kadar çekilen ızdırap, acı, üzüntü de boşuna çekilmez. Her mücadelenin sonunda bir mükafat vardır. Her kötülüğün sonunda çekilecek bir ızdırap vardır. Kötülüğü yapanları çekecekleri ızdırapla, varsa önce vicdanlarında baş başa bırakıyoruz. Ama biz milletimiz için o mükâfatı almak için sandığa doğru emin adımlarla yürüyoruz. O sandığa varacağız, o seçimi alacağız, bütün yüzleri güldüreceğiz."