AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İsrail'in uluslararası hukuku ve bölge istikrarını tehdit eden politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

Çelik, İsrail'in işgal altındaki Filistin ve diğer Arap toprakları üzerinde herhangi bir hak ve egemenliğinin olmadığını belirterek, bu topraklardaki işgalin meşru kabul edilemeyeceğini ifade etti. Ayrıca, İsrail'in dost ve kardeş Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidinin gayrimeşru olduğunu vurguladı.

İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etme ve Gazze Şeridi'ni ayırma girişimlerinin 'mekansal soykırım' anlamına geldiğini belirten Çelik, işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesini ise açık bir saldırı olarak değerlendirdi.

ABD'nin İsrail Büyükelçisinin, Netanyahu hükümeti tarafından Gazze'de çocukların öldürülmesine destek vermesini insanlık dışı ve korkunç bir yaklaşım olarak nitelendiren Çelik, bu tür teo-politik yaklaşımların uluslararası hukukun yerine geçirilmesinin bölge için ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. İsrail'in Ortadoğu'da egemenlik kurmasını savunan ve bölgedeki devletleri tehdit eden bu anlayışın kesinlikle reddedildiğini belirtti.

Çelik, Cumhurbaşkanı'nın Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca 'İsrail'in sınırları neresidir?' sorusunu yönelterek uluslararası toplumu uyardığını hatırlattı. Son gelişmelerin, bu uyarıların ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini kaydeden Çelik, Gazze ve Batı Şeria'da Filistinlilerin evlerine el konulmasının ve çocukların öldürülmesinin insanlık değerlerine saldırı olduğunu ifade etti.

Bu zihniyetle mücadelenin insanlık için bir sorumluluk olduğunu belirten Çelik, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan egemen ve birleşik bir Filistin Devleti'nin savunulmaya devam edileceğini söyledi. Türkiye'nin, bu mücadelede insanlık ve medeniyet değerlerinin yanında yer aldığını vurguladı.

Sözcü Çelik'in açıklamasının tam metni aşağıdadır:

Sözcü Çelik, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail'in uluslararası hukuku ve bölge istikrarını hedef alan politikalarına tepki gösterdi.

İsrail'in işgal politikalarının meşruiyetinin bulunmadığını vurgulayan Çelik, 'İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir hakkı ve egemenliği yoktur. İsrail’in, dost ve kardeş Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi gayrı meşrudur.' ifadelerini kullandı.

İsrail'in Batı Şeria ve Gazze üzerindeki planlarına dikkat çeken Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

İsrail’in Batı Şeria'yı ilhak etme veya Gazze Şeridi'nden ayırma girişimleri 'mekansal soykırım' faaliyetidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ise açık saldırıdır.

ABD'nin İsrail Büyükelçisinin Netanyahu hükümeti tarafından Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı ve korkunç bir yaklaşımdır. Bu Büyükelçinin teo-politik bir yaklaşımla bazı Arap devletlerinin topraklarını gaspetmeyi hedefleyen “Büyük İsrail” projesini savunması, en temel hukuk ilkelerine ve insanlık değerlerine karşıdır. Teolojik-fanatik iddiaların uluslararası hukukun yerine konulmaya çalışılmasının tüm bölgede çok vahim sonuçları olur. İsrail’in Ortadoğu’da egemenlik kurmasını savunarak kardeş devletleri tehdit eden bu yaklaşımı kökten reddediyoruz ve en güçlü şekilde kınıyoruz.

Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca “İsrail’in sınırları neresidir?” diye sorarak bu saldırgan ve işgalci zihniyetin sinsi planlarına karşı tüm dünyayı yıllardır uyarmaktadır. Yaşanan her gelişme Cumhurbaşkanımızın yıllardır BM kürsüsünden tüm dünyanın gözü önünde yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır.  Çocukların öldürülmesini savunmak cinayettir ve soykırımdır. Gazze ve Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerini ve yurtlarını işgal etmek soykırım siyasetinin parçasıdır. Bunlar tüm insanlık değerlerine saldırıdır. 

Bu zihniyetle mücadelenin insanlık mücadelesi olduğunu biliyoruz. Bu barbarlığa direnmek, insani ve siyasi olarak yapılması gerekenlerin ilk maddesidir. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen ve birleşik Filistin Devleti’ni savunmaya ve soykırımcı insanlık düşmanlarıyla mücadele etmeye devam edeceğiz.  “Soykırım örgütü”ne karşı mücadele, insanlığı ve medeniyeti savunma mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Türkiye bu soykırım örgütüne karşı insanlık ittifakının en önünde yer alarak tarihin doğru ve haklı tarafında durmaktadır. Bugün herkesin barış, hukuk, adalet ve insanlık adına sorması gereken soru, Cumhurbaşkanımızın BM kürsüsünden defalarca sorduğu sorudur: İsrail’in sınırları neresidir?