Nord Stream (Kuzey Akım) boru hatlarına yönelik patlamaların faillerine ilişkin tartışmalar Almanya'da yeniden gündeme geldi.

BILD'ın aktardığına göre, Gazeteci Bojan Pancevski'nin yayımlanan kitabında yer alan iddialar, saldırının perde arkasına dair dikkat çekici ayrıntılar ortaya koydu.

Tarihin en büyük sabotaj eylemlerinden biri olarak nitelendirilen patlamaların hikayesi, savaş muhabirleri arasında anlatılan bir anekdotla başlıyor.

Pancevski, 2014 yılında Sunday Times adına Ukrayna'nın doğusundan Rusya’nın gizli askeri varlığını haberleştirirken, Ukrayna karşı istihbaratından bir albay tarafından arandığını aktardı.

Ukraynalı yetkili, Rus askeri istihbaratının hazırladığı “istenmeyen kişiler” listesinde gazetecinin adının da bulunduğunu söyledi. Aynı listede Alman gazeteci Paul Ronzheimer’in de yer aldığı belirtildi.

Pancevski, meslektaşını arayarak Rusya’nın düşman listesinde üçüncü sırada olduğunu söylediğini, Ronzheimer’in ise “Peki birinci sırada kim var?” diye sorduğunu anlattı.

YILLAR SONRA AYNI İSİMLERE ULAŞTI

Pancevski, yıllar sonra Nord Stream patlamasını araştırırken, o dönemki albayın çevresindeki bazı isimlerin saldırının planlayıcıları arasında yer aldığını öne sürdü.

Gazeteci, Ukraynalı askeri kaynakların kendisine geniş erişim sağladığını, saldırıyı planlayan ve gerçekleştiren kişilerle görüştüğünü belirtti. Ayrıca Alman soruşturmacılarla da temas kurduğunu ifade etti.

Yazara göre olay yalnızca casusluk romanlarını andıran bir sabotaj hikayesi değil. Aynı zamanda Berlin, Kiev ve Moskova açısından büyük siyasi ve ahlaki sorular doğuruyor.

Bu soruların başında, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin saldırı planlarından haberdar olup olmadığı geliyor.

ZELENSKİ NE KADAR BİLİYORDU?

Pancevski, Zelenski hakkında kesin bir hüküm vermediğini söyledi. Ancak kaynaklarına dayanarak, planlar netleştiğinde dönemin Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valerii Zaluzhnyi’nin süreci üst makamlara bildirmeyi düşündüğünü aktardı.

Kitapta yer alan iddiaya göre Zalujnıy’ın yakın çevresi, bunun resmi onay almak ve sorumluluğu paylaşmak amacı taşıdığını savundu.

Ukrayna yönetimi ise daha önce benzer iddiaları reddetmişti.

Kitapta yer alan bir diğer iddiaya göre Batılı istihbarat kurumları saldırı planlarından önceden haberdardı ve Ukrayna tarafına operasyonun durdurulması yönünde baskı yaptı.

CIA kaynaklı bir bilgi notundan, Zelenskiy’nin ofisine ulaşıldığı ve planın durdurulduğu sonucunun çıkarıldığı öne sürüldü. Ancak bu bilginin ne kadar doğru olduğu belirsizliğini koruyor.

ALMANYA'DA SİYASİ BASKI ARTIYOR

Patlamalar sonrası Almanya’da Ukrayna’ya verilen destek yeniden tartışma konusu oldu. Özellikle aşırı sağcı AfD, olay üzerinden hükümete yüklenerek Kiev’e yapılan yardımların sorgulanmasını istedi.

Parti Eş Başkanı Alice Weidel, sosyal medya paylaşımında Zelenski’nin saldırıyı onayladığının ortaya çıktığını savundu. Ancak haberde böyle kesin bir sonucun bulunmadığı belirtildi.

Pancevski’nin değerlendirmesine göre bazı Ukraynalı askeri çevreler, Nord Stream’e yönelik saldırıyı terör eylemi değil, Rusya’nın savaş finansmanına karşı meşru savunma hamlesi olarak görüyor.

Rusya’nın Avrupa’ya gaz satarak savaş gelirleri elde ettiğini düşünen bu çevrelerin, bu nedenle sabotajı kahramanlık olarak değerlendirdiği ifade edildi.

DALGIÇ EKİBİNDEKİ KADIN: FREYA

Kitapta saldırıyı gerçekleştiren dalgıç ekibindeki tek kadına da yer verildi. Güvenlik gerekçesiyle gerçek adı açıklanmayan ve “Freya” olarak tanıtılan kadının, geçmişte model olarak çalıştığı ve Kiev gece hayatında tanındığı öne sürüldü.

Daha sonra dalış yeteneği sayesinde sabotaj ekibine katıldığı belirtildi. Polis kontrolü halinde ekibin “Dalış temalı film çekiyoruz” şeklinde ifade vermesinin planlandığı da iddia edildi.

Pancevski’ye göre saldırıya katılan kişiler kendisiyle görüşmeyi özellikle kabul etti. Bunun nedeni ise dünyanın ne yaptıklarını öğrenmesini istemeleriydi.

Gazeteci, Ukraynalılar, Almanlar, Amerikalılar ve Ruslarla görüştüğünü belirterek, “Hayatlarını riske atarak Putin’in boru hatlarını patlatanlar, dünyanın bunu bilmesini istiyordu” değerlendirmesinde bulundu.

Nord Stream saldırısına ilişkin soruşturmalar devam ederken, kitapta yer alan yeni iddiaların Almanya’da iç siyaseti, Ukrayna’ya desteği ve Avrupa’nın güvenlik tartışmalarını yeniden alevlendirmesi bekleniyor.