Nevşehir'in Derinkuyu ilçesine bağlı Suvermez beldesinde yaşayan 71 yaşındaki Erdoğan Yücel, 2014 yılında başladığı ağaçlandırma çalışmasıyla tam 12 bin fidan dikerek bozkırı yeşille buluşturdu.
Gününün büyük bölümünü ağaçlandırdığı alanda geçiren Yücel, 12 yıldır gönüllü olarak diktiği fidanlara büyük bir özveriyle gözü gibi bakıyor. Çalışmalarını daha organize hale getirmek amacıyla Suvermez Kasabası Kültür ve Yardımlaşma Derneğini kuran Yücel, 340 bin metrekarelik alanın mera statüsünden ormanlık statüsüne dönüştürülmesini de sağladı.
Yeşile hasret beldeye değerli bir miras bırakma ve gelecek nesillerden dua alma hedefiyle fedakarca gayret ettiğini belirten Yücel, ilerleyen yaşına rağmen tüm gücünü ağaçlandırma için harcadığını dile getirdi. Çalışmasına dernek yönetimi ve gurbetteki hemşehrilerinin de destek verdiğini anlattı.
"Beldede fazla durmuyorum, canım sıkılıyor. Bu ağaçlara bir evladım gibi bakıyorum, sulamasını yapıyorum. Gezip kontrol ederek, günün yüzde 80'ini burada geçiriyorum. Her fidanda emeğim var." diyen Yücel, derneğe maddi yük olmaması için eleman tutmadıklarını da ekledi.
Yücel, alanın gelecekte belde halkının ağaçlar arasında farklı etkinlikler yapabileceği bir mesire yeri olarak kullanılmasını arzu ettiğini vurguladı. Ağaç sevgisinin geçmişten beri var olduğunu ancak buradaki çalışmalara başlamasıyla bu sevginin bir tutkuya dönüştüğünü belirtti.
"Buradan bir beklentim yoktur. Allah rızası ve burayı gelecek nesillere yetiştirmek için efor sarf ediyorum, emek veriyorum. Yeter ki burası güzel bir mesire alanı olsun. Gençlerimize ve Suvermez'e armağan olsun diyorum." diyen Yücel, başlangıçta sıkıntılar çektiklerini ve mera statüsünden ormana çevrilirken tepkiler aldıklarını ancak 'Bu ağaçları yetiştireceğim, bu işi başaracağım' diyerek yola devam ettiğini söyledi.
"Zoru başarmaktan çok büyük zevk alırım. Verdiğim sözü illaki yerine getireceğim. Ne pahasına, ne olursa olsun. Onun için bu ağaçları yetiştirmek boynumun borcu oldu ve gece gündüz çalıştım." diyen Yücel, bazı çamların kurumasının kendisini derinden üzdüğünü, senelerce emek verdiği bir çamın kurumasında 'bir evladım hastalanmış, bir yakınım ölmüş' gibi hissettiğini ifade etti. Böyle içinde gezip yeşilliği gördüğünde, gelecek nesillere güzel bir yer armağan etmekten dolayı gurur duyduğunu sözlerine ekledi.




