NATO’nun 5. maddesi, bir üye ülkeye yönelik silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını ve ortak savunma yükümlülüğünü öngörür. Bu madde, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) tarafından 1949’da kurulan kolektif savunma sisteminin temelini oluşturur.

5. maddeye göre, Avrupa veya Kuzey Amerika’da bir veya birden fazla üyeye karşı yapılan silahlı saldırı, tüm üyelere yapılmış kabul edilir. Üyeler, saldırıya uğrayan ülkeye gerekli gördükleri şekilde yardım etmekle yükümlüdür.

Resmi metinde, "Taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası'nın 51. maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır. Böylesi herhangi bir saldırı ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güvenlik Konseyi'ne bildirilecektir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir." ifadesi yer alır.

5. maddenin uygulanabilmesi için bir üye ülkenin topraklarına, gemilerine veya uçaklarına yönelik fiili bir silahlı saldırı olması gerekir. Kapsam, Avrupa ve Kuzey Amerika toprakları, Türkiye’nin tamamı ve Yengeç Dönencesi’nin kuzeyindeki adaları içerir. Siber saldırılar da, toplumu felç edecek düzeyde fiziksel hasara yol açarsa 5. madde kapsamında değerlendirilebilir. Saldırı sonrası ilgili ülke müttefiklerini bilgilendirir ve Kuzey Atlantik Konseyi, olayın 5. madde kapsamında olup olmadığını kararlaştırır. Karar verilirse, her üye ülke kendi anayasal süreçlerine uygun olarak gerekli yardımı sağlar.

NATO tarihinde 5. madde yalnızca bir kez, 11 Eylül 2001’de Amerika Birleşik Devletleri’ne yapılan terör saldırılarının ardından uygulanmıştır. Bu olay dışında, üye ülkeler genellikle 4. madde kapsamında danışma mekanizmalarını kullanmıştır. 5. madde, üye devletlerin egemenliğini koruyan ve küresel barışın sürdürülmesinde önemli bir rol oynayan bir güvence olarak kabul edilir.