NASA, Mars'a insanlı yolculuk hedefini bir adım daha ileri taşıyan lityum metal buharlı "Manyetoplazmadinamik" (MPD) itici sistemini başarıyla test etti. 120 kilovat güce ulaşan bu yeni nesil motor, derin uzay yolculuklarında kullanılan geleneksel roketlerin yerini alarak yolculuk süresini ve yakıt tüketimini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.

LİTYUM VE MANYETİZMANIN GÜCÜ: 2.800 DERECE SICAKLIK

NASA laboratuvarlarında yapılan testlerde, motorun merkezindeki tungsten elektrotun 2.800 santigrat dereceyi aşan sıcaklığa ulaşması gözlemlendi. 1960'lardan beri geliştirilmekte olan MPD teknolojisi, lityum plazmasını manyetik alanlarla hızlandırarak yüksek itiş gücü sağlıyor. JPL araştırmacıları, testin sadece motorun çalışabilirliğini değil, aynı zamanda hedeflenen yüksek güç seviyelerine ulaşılabileceğini kanıtladığını belirtti. 8 metrelik vakum odalarında gerçekleştirilen bu ateşleme, ABD tarihindeki en güçlü elektrikli itki testi olarak kayıtlara geçti.

PSYCHE GÖREVİNDEN 25 KAT DAHA GÜÇLÜ

Mevcut en gelişmiş elektrikli iticilere sahip Psyche uzay aracıyla kıyaslandığında, yeni lityum motoru 25 kat daha fazla güç üretiyor. Bu yüksek itiş kapasitesi, Mars'a gidecek astronotların yolculuk sürelerini kısaltmak için kritik önem taşıyor. NASA Yöneticisi Jared Isaacman, bu testin "Kızıl Gezegen'e ayak basacak Amerikalı astronotları gönderme yolunda somut bir ilerleme" olduğunu vurguladı. Uzmanlar, bu sistemin mevcut 200 bin kilometre/saat hıza ulaşabilen sistemleri bile geride bırakabileceğini öngörüyor.

HEDEF 1 MEGAVAT VE NÜKLEER ENERJİ DESTEĞİ

NASA'nın Mars planının bir sonraki aşamasında, bu iticilerin nükleer güç kaynaklarıyla entegrasyonu hedefleniyor. İnsanlı bir Mars görevi için gereken 2 ila 4 megavatlık toplam güç kapasitesini sağlamak amacıyla, her biri 1 megavat güç üreten birden fazla MPD motorunun eş zamanlı çalıştırılması planlanıyor. Gelecekteki en büyük zorluklardan biri, 2.800 dereceye ulaşan bu bileşenlerin 23 bin saatlik uzun yolculuklar boyunca ısıya dayanıklılığını sağlamak olacak. Princeton Üniversitesi ve Glenn Araştırma Merkezi ile iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar, Mars yolculuklarının daha az yakıtla, daha büyük yüklerle ve çok daha hızlı gerçekleştirilmesini mümkün kılabilir.