İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş Öğretmenevi'nde düzenlenen "Gönül Sofrası" programında önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, çocukların korunmasının her şeyden önemli olduğunu vurgulayarak, "Çocuklar kırmızı çizgimizdir." dedi.
Konuşmasında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayan Erdoğan, çocukların güvenli bir şekilde okullarına devam edebilmelerinin altını çizdi. Fiziki güvenliğin yanı sıra ekran bağımlılığı ve sosyal medyanın zararlı etkilerine karşı da mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde sosyal medyanın tuzaklarından çocukları korumaya yönelik bir düzenleme geçirilmesinin sevindirici olduğunu ancak bunun yaygınlaştırılması ve uygulanması gerektiğini ifade etti. Tedbirler alındıkça, bu işleri yapanların da kendi tedbirlerini aldığını dile getirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı başta olmak üzere ilgili bakanlıkların çocuklar için teyakkuz halinde olduğunu belirten Erdoğan, dünyada çocukları sosyal medyadan korumaya yönelik tedbirleri ilk alan ülkelerden olmadığımızı söyledi. Avustralya ve Fransa gibi ülkelerin de bu alanda adımlar attığını hatırlattı.
Uygulamaların başarı oranının takip edilmesi ve Türkiye'deki uygulamanın daha başarılı olması için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, kamuoyunun, anne babaların ve vatandaşların çocukların korunması konusunda daha talepkar olması gerektiğini söyledi. Çocukların korunmasına yönelik tedbirler alınırken karşı çıkanlara kamuoyunun karşı çıkması gerektiğini tekrarladı.
Erdoğan, bu haftaki meclis adımlarıyla çocukların daha aydınlık yarınlara hazırlanacağını ve Türkiye'nin 21. yüzyıla damga vuracak nesiller yetiştirmeyi hedeflediğini ifade etti. Alınacak tedbirlerin ve koruma çalışmalarının ancak kamuoyunun desteğiyle başarılı olacağını sözlerine ekledi.
"Ümit ediyorum ki bu bir milat olsun, bir daha böyle şeylerin tekrar edilmemesi, bir daha çocuklarımızın bu tuzaklara düşmemesi, bir daha bu tür musibetlerin tekrar etmemesi için." diyen Erdoğan, musibetlerin, belaların ve nefretlerin başta Amerika olmak üzere Batı'dan geldiğini belirtti. Ancak gelişmişliği alırken o medeniyetin bütün kokuşmuşluklarını ve hastalıklarını içe almamak gerektiğini vurguladı.




