Muğla'nın Bodrum ilçesinde kıyıdaki deniz çayırlarının korunması için önemli bir çağrı yapıldı. Ekomiras Derneği Kurucusu, deniz biyoloğu ve su altı belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, bilimsel verilerin Bodrum kıyılarındaki ekosistemin kırılgan dengesini gözler önüne serdiğini belirtti.
Dr. Gökalp, gelinen noktada konunun artık sadece farkındalık değil, doğrudan bir sorumluluk meselesi olduğuna dikkat çekerek, deniz çayırlarının Akdeniz'in en değerli ancak en az bilinen ekosistemlerinden biri olduğunu vurguladı. Deniz çayırlarını "denizin akciğerleri" olarak tanımlayan Gökalp, "Karbon depoluyor, suyu temizliyor, binlerce canlıya yaşam alanı sağlıyor. Ama bugün gördüğümüz tablo çok net. Ciddi bir baskı altındalar." dedi.
Project Posidonia ile durumun bilimsel olarak ortaya konulduğunu belirten Gökalp, şimdi Green Rangers ile sahada çözüm üretme zamanı olduğunu ifade etti. Bu meselenin sadece doğa değil, turizm, balıkçılık, ekonomi ve yaşam kalitesiyle de doğrudan ilgili olduğunu anlattı. Gökalp, "Bu hızla devam edersek birkaç yıl içinde sağlıklı deniz ekosistemlerini kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Bu yüzden denizle bağı olan herkesi bu dönüşümün bir parçası olmaya davet ediyoruz." çağrısında bulundu.
Bodrum'un kıyı anlamında yüzde 50'sinin yapılaşmış durumda olduğunu ve bu yapılaşmanın deniz çayırlarının sökülmesine neden olduğunu belirten Gökalp, dron analizleriyle Bodrum'da hala yaklaşık 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı olduğunu, derinliği de hesaba katıldığında bu rakamın 6 bin 500 hektara ulaştığını söyledi. Bu alanların oksijen üretimi, kıyıların korunması, dalga enerjisinin azaltılması, kumun çekilmesinin önlenmesi, balıklar için barınak ve üreme alanı sağladığını aktardı.
Deniz çayırlarının iklim değişikliğiyle mücadelede de önemli bir rolü olduğunu belirten Gökalp, şunları söyledi: "Deniz çayırları elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları gidiyor o atıkları da temizliyor ve bakterileri, virüsleri de temizliyor içerisinde. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Partikül sayısı artıyor kirlilikten dolayı deniz çayırı olmazsa eğer. Balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu koruma alanlarıyla yaparsınız. İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Bunu yapmazsanız ilerde turizm tesisiniz, 5 ile 10 yıl içerisinde, sizin turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak."
Deniz çayırlarını korumak için kirliliğin kontrol altına alınması ve deniz çayırlarının korunması gerektiğini belirten Gökalp, bu adımların atılmaması durumunda ciddi ekolojik ve ekonomik kayıpların yaşanacağını vurguladı.




