Türkiye'de akaryakıt fiyatlarındaki artış durdurulamıyor. Motorinin litre fiyatı, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde 100 TL psikolojik sınırını aşarak yeni bir rekor kırdı. Bu artışla birlikte 50 litrelik standart bir deponun dolum maliyeti 5 bin lirayı geçti. Bu rakam, 28 bin liranın biraz üzerindeki net asgari ücretin yaklaşık yüzde 18'ine denk gelerek dar gelirli vatandaşların ve esnafın bütçesini derinden sarstı.
Akaryakıt fiyatları neden yükseliyor?
Vatandaşlar zamların nedenini sorgularken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'dan konuya ilişkin önemli açıklamalar geldi. Küresel bir enerji krizi yaşandığını belirten Bayraktar, "Modern zamanlarda böyle bir kriz yaşanmadı. Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer dinamikler... Kusursuz fırtınaya tutulmuş durumdayız" ifadelerini kullandı. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın dünyadaki arz sorunundan kaynaklandığını savunan Bakan Bayraktar, "Bu dünyanın sorunu, herkes bu sorunu yaşıyor, Almanya yaşıyor, ABD yaşıyor" diyerek Türkiye'nin bu süreçte enerji arz güvenliğinde bir sıkıntı yaşamadığının altını çizdi.
Zamlar en çok hangi sektörleri etkiliyor?
Motorin fiyatlarındaki rekor artış, iğneden ipliğe her ürünü etkileme potansiyeli taşıyor. Özellikle lojistik, tarım ve toplu taşıma gibi doğrudan motorine bağımlı sektörler alarm veriyor. Kamyon, tır ve otobüs işletmelerinin maliyetleri katlanırken, çiftçiler de traktör ve sulama pompalarında kullandıkları mazotun artan fiyatı karşısında zorlanıyor. Uzmanlar, tarladan rafa uzanan zincirde artan nakliye maliyetlerinin, gıda fiyatlarına yeni zamlar olarak yansımasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Hükümetin zamlara karşı bir çözümü var mı?
Hükümet kanadından gelen açıklamalarda ise farklı noktalara dikkat çekiliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, motorinde yıl sonuna kadar "eşel mobil" uygulamasının kısmen sürdürüleceğini belirterek, "Avrupa'da bir litre mazot 150 liranın altında değil. Bizde 100 lira civarı. Biz gerçekten vergiden feragat ettik" şeklinde bir karşılaştırma yaptı. Bakan Bayraktar ise çözüm olarak Türkiye'nin yerli enerji kaynaklarını işaret etti.
Gabar petrolü ve Karadeniz gazının ekonomiye katkısı ne olacak?
Bakan Alparslan Bayraktar, yüksek fiyat tartışmalarına karşılık Türkiye'nin enerji bağımsızlığına yönelik atılan adımları vurguladı. Gabar'da keşfedilen petrolün terörün bitmesiyle ortaya çıktığını belirten Bayraktar, "Gabar’ın yıllık 3,2 milyar ekonomik katkısı var bize. 83.500 varil günlük üretim var orada" dedi. Karadeniz gazının ise mevcut üretimle yıllık 7,2 milyar dolarlık bir katkı sağladığını ve bu paranın yurt içinde kalacağını ifade etti. Bayraktar, 2028'de Sakarya Gaz Sahası'ndaki üretimin dört katına çıkmasıyla bu katkının 14-15 milyar dolara ulaşacağını müjdeledi.





