Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara, Türkiye'nin aşı üretiminde tam bağımsızlık hedefine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Aşı Haftası etkinlikleri kapsamında Malatya'ya gelen Kara, yerli aşı üretiminin stratejik önemine vurgu yaparak, "Eğer istediğimiz şekilde gidebilirsek artık ihtiyaç duyduğumuz, çocuklarda kullandığımız aşıları da büyüklerde kullandığımız aşıları da tamamen Türkiye'de üretir hale geleceğiz." dedi.

Aşıların stratejik ürünler olduğunu belirten Prof. Dr. Kara, Türkiye'nin değişen enfeksiyon ve salgın risklerine karşı kendi aşısını üretmesinin gerekliliğini dile getirdi. Aşı Enstitüsü olarak Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün altyapı ve laboratuvar gücünü kullanarak boğmaca aşısını farklı bir yapıda geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. Ayrıca, daha uzun süreli koruma sağlaması amacıyla RSV aşısı üzerinde de çalışmaların sürdüğünü belirtti. Bu projelerin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ancak kuduz aşısında hayvan çalışmaları düzeyine gelindiğini ve ilk uygulamaların başarıyla yapıldığını ekledi.

"Dünyada ilk geliştiren ülke biz olmak istiyoruz"

Prof. Dr. Kara, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) için de aşı çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Bu aşıda da hayvan çalışmaları aşamasına gelindiğini ve çalışmaların iki koldan yürütüldüğünü ifade etti. KKKA gibi insan kaybına neden olan ve risk taşıyan bir hastalığın aşısını dünyada ilk geliştiren ülke olmayı hedeflediklerini söyledi. Diğer bir aşıda ise preklinik laboratuvar testlerinin tamamlanmak üzere olduğunu ve yakın zamanda hayvan çalışmalarına geçileceğini belirtti.

Teknoloji transferi yoluyla çocukluk çağı ve risk gruplarında kullanılan aşıları Türkiye'de üretme hedefinin altını çizen Kara, kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı, altılı aşı ve özellikle gebelere uygulanan Tdap aşısının yerli üretiminin hedeflendiğini aktardı. Dünyadaki en gelişmiş aşılardan biri olan konjuge pnömokok aşısının da teknoloji transferiyle Türkiye'de üretilmesi istendiğini sözlerine ekledi.

Aşı çalışmalarında gelecek iki yıl kritik

Hayvan çalışmalarına başlanan aşıların gelecek iki yıl içinde kullanıma sunulmasının hedeflendiğini kaydeden Kara, teknoloji transferiyle başlanan su çiçeği ve Hepatit A aşılarında önemli başarılar elde edildiğini belirtti. Bu aşıların formülasyonlarının hazırlanmış ve kullanıma girmeye hazır olduğunu ifade etti. Yakın zamanda diğer aşılarda da benzer ilerlemelerin kaydedilmesinin planlandığını, ancak tüm bu süreçlerin belirli bir zaman ve işleyiş gerektirdiğini vurguladı.