Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Camejo, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesine yönelik "askeri müdahale" sinyallerinin ardından Havana-Washington ilişkilerini değerlendirdi.
Camejo, Küba'nın siyasi sisteminin müzakere konusu olmayacağını vurgulayarak, "Eğer böyle bir müzakere masası kurulabilirse bile bu konu masanın gündeminde yer almayacaktır. Ve elbette, ne devlet başkanı ne de herhangi bir yetkilinin pozisyonu müzakere konusu olamaz" dedi.
ABD ile müzakerelerde kolluk kuvvetleri, uyuşturucu kaçakçılığı, organize suç ve terör gibi karşılıklı çıkarları ilgilendiren birçok konunun işbirliği içinde ele alınabileceğini belirten Camejo, Küba yönetiminin "ön koşullar" olmaksızın Washington ile "saygılı ve sorumlu" bir şekilde diyalog kurmaya istekli olduğunu söyledi.
Camejo, Trump'ın Küba'yı ABD'ye karşı "alışılmadık ve olağanüstü tehdit" olarak nitelendirmesini reddederek, ülkesinin "ABD dahil hiçbir ülke için kesinlikle hiçbir tehdit oluşturmadığının" altını çizdi. ABD'nin adımını, ekonomiyi zayıflatarak siyasi değişimi zorlamayı amaçlayan baskı politikasının bir parçası olarak tanımladı.
Herhangi bir dış saldırganın Küba halkının "aşılmaz direnişiyle" karşılaşacağını vurgulayan Camejo, iki ülkenin farklılıklara rağmen "karşılıklılık ve egemenliğe saygı" temelinde medeni ilişki yürütebileceğine dikkati çekti.
"KÜBA ORTAKLARIYLA OLUMLU İŞBİRLİĞİ SÜRDÜRÜYOR"
ABD'nin, Küba'nın "düşman ülkeleri" desteklediği iddiasına karşılık Camejo, Havana'nın Çin ve Rusya dahil olmak üzere ortaklarıyla "olumlu ve mükemmel bir işbirliği" sürdürdüğünü belirtti. Küba'nın egemen bir devlet olarak herhangi bir ülkeyle ekonomik ve ticari ilişkiler geliştirme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Camejo, "Bu, ticarete, kendi ekonomisine bağlı olmalı ve dünyanın geri kalanıyla gördüğümüz ilişki türüdür. Çin ve Rusya gibi ülkelerle sahip olduğumuz ilişkiler bu türdendir" ifadelerini kullandı.
Uluslararası toplumu dış baskılara karşı koymaya çağıran Camejo, güçlü bir ülkenin başka bir devletin dış ticaretini nasıl ve hangi uluslarla geliştireceğini dayatma ayrıcalığına sahip olmaması gerektiğini ifade etti. Uluslararası toplumun ezici çoğunluğunun ABD'nin Küba'ya uyguladığı ablukayı reddettiğini belirterek, "Küba, ABD'nin dünyaya göstermeye çalıştığı gibi hiç izole değil" dedi.
"ENERJİ ABLUKASI SAĞLIK VE GÜNDELİK YAŞAMI ETKİLİYOR"
Camejo, ABD'nin Küba'ya ablukasının son yıllarda yoğunlaştığını ve mevcut yönetim altında daha da güçlendiğini söyledi. Ablukanın Küba ekonomisine yılda yaklaşık 7 milyar dolara mal olduğunu ve günlük yaşam üzerinde "yıkıcı bir etkiye sahip olduğunu" aktaran Camejo, 29 Ocak'tan bu yana, Rusya'dan gelen bir sevkiyat dışında, Küba'nın neredeyse dört aydır tek bir yakıt sevkiyatı almadığını dile getirdi. Enerji altyapısı nedeniyle ülkedeki durumun "kötüleştiğini" ve bunun halkın uzun süreli elektrik kesintileri çekmesine yol açtığını belirtti. Krizin sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere kamu hizmetlerini zora soktuğunu vurgulayan Camejo, yaklaşık 100 bin hastanın ameliyat ve yaklaşık 40 bin hamile kadının ultrasona girmeyi beklediğini, 30 binden fazla çocuğun aşısının zamanında yapılamadığını ancak sistemin "çökmediğini" sözlerine ekledi. Küba'nın enerji sıkıntısını aşmak için yenilenebilir enerji kullanımını genişlettiğini belirten Camejo, bunun "ABD'nin neden olduğu enerji alanındaki zorlukların üstesinden gelmelerine çok yardımcı olduğunu" ifade etti.





