Kayseri Şehir Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Cansever, ev ortamını sürekli nemlendirmenin alerjenlere zemin hazırlayabileceği konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Ev tozu akarları ve polen gibi alerjenlere karşı duyarlılığın hem yetişkinlerin hem de çocukların günlük yaşamını olumsuz etkilediğini belirten Cansever, hava koşullarının polen yoğunluğunu etkilediğini söyledi. Nisan'dan ekim ayına kadar doğada ve atmosferde bulunan polenlerin, yoğun yağışlar sonrası artan otlarla birlikte daha fazla salınabileceğini ifade etti.

Cansever, çocuklarda burun akıntısı, hapşırık, burun tıkanıklığı, gözlerde yanma, sulanma ve kaşıntı gibi belirtilerin polen alerjisinin göstergesi olduğunu, bu durumun "alerjik nezle" olarak adlandırıldığını ve ateş, halsizlik gibi gribal enfeksiyon belirtilerinin görülmediğini vurguladı.

Evdeki küf mantarı ve ev tozu akarları gibi solunumsal alerjenlerin nemli ve rutubetli ortamlarda çoğaldığına dikkat çeken Cansever, özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında havadaki nemin yüksekliğinin küf mantarlarının artmasına neden olduğunu belirtti. Evde gereksiz nemlendirici kullanımı, sürekli açık pencereler ve aşırı nem oranının alerjenlerin yaşaması için uygun ortamlar yarattığını söyledi. Yağışların hem polenlerin dengesini hem de topraktaki rutubet ve küf oluşumunu etkilediğini dile getirdi.

Yoğun alerjisi olan çocukların okul, eğitim başarısı, uyku düzeni ve sosyal yaşamlarının olumsuz etkilendiğini belirten Cansever, bu hastalarda geleneksel tedavilerden sonuç alınamadığında aşı tedavisinin (immünoterapi) tercih edildiğini açıkladı. Hastanın hangi polenden etkilendiğinin tespit edilmesinin ardından yaklaşık 3 yıl süren aşı tedavisi ile polen mevsimindeki şikayetlerin minimize edilmeye çalışıldığını anlattı. Doğru alerjenin tespit edilmesi ve sıvı ekstrakt ile yapılan aşı tedavisinin, hastanın yaşam konforunu ve kalitesini önemli ölçüde artırdığını, okul ve uyku düzenini düzelttiğini sözlerine ekledi.