Kayseri'de yaşayan Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nden emekli 65 yaşındaki Mehmet Soyaslan, 40 yılını adadığı vakıf hizmetlerinden kopamıyor. Evli ve 3 çocuk babası olan Soyaslan, 1985 yılında başladığı görevinden emekli olduktan sonra da gönüllü olarak iyilik faaliyetlerine devam ediyor.

Soyaslan, 2015 yılında emekli olmasının ardından, kentte 1584 yılında kurulan tarihi Mülhak El-Hac Nasrullahzade Mehmed Bin Nasrullah Vakfı'nda gönüllü çalışmalara başladı. İhtiyaç sahiplerine yönelik yardım çalışmalarında aktif rol alan Soyaslan, vakıfta düzenlenen organizasyonlarda her işe koşuyor. Ramazan ayında kurulan iftar sofrasında vatandaşlara yemek dağıtan Soyaslan, düzenlenen etkinliklerde su taşıyor, çocuklara patlamış mısır ve pamuk şeker ikram ediyor, yemeklerin hazırlanmasına ve dağıtımına da yardımcı oluyor.

Gününün büyük bölümünü vakıftaki faaliyetlerde geçiren Soyaslan, vakıf kültürünün yaşatılması için gönüllü çalışmalarını sürdürüyor. AA muhabirine konuşan Soyaslan, Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nde çalışmaktan dolayı mutlu olduğunu belirterek, görevinin insanları tanımayı, onlara yardım etmeyi ve yoksullara dokunmayı öğrettiğini söyledi. Vakıfta severek çalıştığını, insanlarla yardımlaşma ve dayanışma duygusunun aileden geldiğini ifade eden Soyaslan, şunları dile getirdi:

"Canla başla görevimi tamamladıktan sonra emekli oldum. Emekli olduktan sonra vakıfta işime devam ettim. Severek ve kendi işim gibi öğrencilere, hafızlara, çocuklara veya yoksul insanlara yardım etmek için canla başla çalışmaya devam etmekteyim. Mülhak El-Hac Nasrullahzade Mehmed Bin Nasrullah Vakfını seçme sebebim de yeni memur olduğumda Vakıflar Genel Müdürlüğü, vakfı emaneten yönetiyordu. Arşivden evraklarını bulduk. Vakfiyedeki şartların benim gönlümden geçen şartlara uygun olduğu için herhangi bir şey düşünmeden vakıfta görev yapmaya başladım ve devam ediyorum. Emekli olduktan sonra da insanlara olan yardımlaşma duygumun ağır basması ve ilişkilerimin devam etmesi amacıyla çalışmayı bırakmadım."

Aynı zamanda Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün gönüllüsü olduğunu anlatan Soyaslan, "Vakfımızın hayır şartları var. Yeri geliyor un, aşure, kandil günlerinde etli pilav dağıtıyoruz, bazen de kepçeyi elime alıyorum. Ben kepçeyi aldığım zaman diğer arkadaşlarım da eline kepçe alıyor. Böyle olduğumuz zaman da işlerimiz rast gidiyor. Dualar fazlalaştıkça insan daha çok mutlu oluyor. İnsanların duaları beni mutlu ediyor. Bir insanın içten duasını alınca dünyalar senin oluyor. Bir duayı almak dünyalara bedel." diye konuştu.

Soyaslan, ailesinin yaptığı işten dolayı mutlu olduğunu ve her zaman destek olduklarını kaydetti. Yaptığı işlerde titiz olduğunu anlatan Soyaslan, "Okun hedefe ulaşması taraftarıyım. Yaptığımız hayır gerçek yerine ulaşsın. Rabb'im güç kuvvet verdiği sürece devam edeceğim." ifadelerini kullandı.