Karabük Üniversitesi (KBÜ) akademisyenleri tarafından Küre Dağları Milli Parkı'nda yürütülen bir araştırma, bölgedeki sarıçam, göknar ve karaçam ağaçlarının iklim değişkenlerine verdiği tepkileri ortaya koydu. TÜBİTAK destekli proje kapsamında yapılan incelemeler, ağaçların yıllık halka gelişiminin sıcaklık ve yağış değişimlerinden nasıl etkilendiğini gözler önüne serdi.
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Cemil İrdem'in yürütücülüğünü yaptığı ve yüksek lisans öğrencisi Selinay Atay'ın bursiyer olarak yer aldığı proje, "Küre Dağları Milli Parkı'nda Sarıçam, Göknar ve Karaçamların Yıllık Halka Gelişimi ile İklim İlişkileri" başlığını taşıyor. Araştırmada, dendrokronoloji yöntemi kullanılarak ağaçların yıllık büyüme halkaları incelendi ve farklı yükselti basamaklarındaki ağaçların iklim koşullarına verdikleri tepkiler analiz edildi.
KBÜ Coğrafya Bölümü Dendrokronoloji Laboratuvarı'nda yapılan ölçümler ve istatistiksel değerlendirmeler sonucunda, kış aylarındaki ılıman sıcaklıkların genel olarak ağaç büyümesini olumlu etkilediği belirlendi. Göknar türü hariç, daha sıcak geçen kışların yıllık halka gelişimini artırdığı saptandı. Bununla birlikte, mayıs ayında artan sıcaklıkların ağaç büyümesini olumsuz etkilediği, bu durumun özellikle göknar türünde daha belirgin olduğu tespit edildi.
Yağış verileri incelendiğinde ise yaz aylarının ağaç büyümesi için kritik öneme sahip olduğu anlaşıldı. Haziran ve temmuz aylarındaki artan yağışların tüm ağaç türlerinde büyümeyi desteklediği, özellikle temmuz ayı yağışlarının yüzde 95 güven düzeyinde anlamlı ve pozitif bir etki yarattığı ortaya konuldu. Bu çalışma kapsamında ayrıca 2 uluslararası makale ve 3 uluslararası sempozyum bildirisi bilim dünyasına sunuldu.
Öte yandan, Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yürütülen başka bir deneysel araştırmada ise Trokserutin maddesinin nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri incelendi. Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Demir'in yürüttüğü proje, Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi hastalıkların tedavisine yönelik yeni yaklaşımlar geliştirilmesine katkı sağlayabilecek bulgular elde etti.





