İrlanda'daki University College Cork'tan araştırmacılar, düzenli kahve tüketiminin hem kafeinli hem de kafeinsiz olduğunda bağırsak mikrobiyomu ve beyin sağlığı üzerindeki etkilerini inceledi. Çalışmaya katılan kahve içenlerde, içmeyenlere göre kanda ve bağırsakta belirgin değişiklikler gözlemlendi.

KAHVENİN BAĞIRSAK VE BEYİN EKSENİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Araştırmada, katılımcıların iki hafta boyunca kahve tüketimini bırakmaları ve ardından yeniden kahve içmeleri sağlandı. Kafeinli ve kafeinsiz kahve içen gruplarda bağırsak mikrobiyomunda benzer değişimler tespit edildi. Araştırmacılar, her iki kahve türünün de stresi, depresyonu ve iltihabı azaltırken ruh halini ve bilişsel performansı artırdığını belirtti.

Kafeinli kahve, kaygıyı ve kan basıncını düşürürken dikkat artışı sağladı. Kafeinsiz kahve ise uyku kalitesini, fiziksel aktiviteyi ve hafızayı iyileştirdi. Bu bulgular, kafeinin ruh hali üzerindeki etkisinin yanı sıra, kafeinsiz kahvenin de bağırsak-beyin bağlantısı yoluyla fayda sağladığını gösteriyor.

Mikrobiyolog John Cryan, kahvenin sadece kafeinden ibaret olmadığını, bağırsak mikrobiyomu, metabolizma ve duygusal sağlıkla etkileşime giren karmaşık bir besin faktörü olduğunu vurguladı. Araştırmanın bulguları, kahvenin kafeinli veya kafeinsiz olmasına bakılmaksızın sağlığı farklı ama birbirini tamamlayıcı şekillerde etkileyebileceğini ortaya koyuyor.

Çalışma, bağırsak mikrobiyomu değişiklikleri ile katılımcıların bildirdiği ruh hali ve davranış değişiklikleri arasındaki ilişkiye dayanıyor. Sindirim ve zihinsel sağlık arasındaki bağlantı giderek daha iyi anlaşılsa da, kahvenin bağırsak-beyin ekseni üzerindeki etkilerinin mekanizmaları hala araştırılıyor.