Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin İzmir'deki yeni il başkanlığı binasının açılışını gerçekleştirdi. Konak ilçesinde düzenlenen törende konuşan Özdağ, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in "Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin" şeklindeki ifadelerine sert tepki gösterdi.
Özdağ, Ursula von der Leyen'in Avrupa Birliği'ni ortak tavır almaya çağırdığını belirterek, "2. Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa ülkeleri dünya gücü olmaktan çıktılar. Ancak geçen on yıllar içinde Avrupa'nın stratejik aktörünün bu kadar küçülebileceğini hiç düşünmemiştim. Birisi yükselen devlet kapitalizmi ile 1 milyar 200 milyonluk nüfusuyla Çin. Öbürü nükleer silahlara sahip ve 1917'den bu yana Avrupa'ya karşı bir sistemsel ve sonra da jeopolitik duruşu temsil eden Sovyetler Birliği ve Rusya Federasyonu. Öbürü ise NATO ülkesi, Avrupa Birliği tam üye adayı Türkiye. AB temsilcilerinin buna rağmen Türkiye'yi koydukları kategori, Rusya ve Çin'in yanında düşman ülke olmaktır." ifadelerini kullandı.
Önlerinde iki seçenek olduğunu dile getiren Özdağ, "Ursula Hanım ve onun gibi düşünenlere güvendikleri bir psikiyatristle görüşmelerini önerebiliriz. İkinci çözüm ise akıllarını başlarına alıp doğru dürüst siyasi ve jeopolitik değerlendirmeler yapabilmek için oturup masaya Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin nasıl sağlıklı bir zemine oturması gerektiğini konuşabiliriz. Zafer Partisi olarak biz Avrupa'yı düşman şeklinde görmüyoruz. Avrupa'yı yanlış bir ilişki kurulmaya çalışılan bir ortak olarak görüyoruz." şeklinde konuştu.
Konuşmasında ayrıca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na da değinen Özdağ, 1935'ten bu yana en az çocuk nüfusunun yaşandığı dönemin yaşandığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "3 çocuk" tavsiyesine karşılık, "Doğrudur. Doğum oranı 2,1 olmazsa bir millet azalır. Bugün Türkiye'de doğum oranları 1,4'e düşmüştür ve Türk milleti azalmaktadır. Açık durum budur. Evet Sayın Erdoğan, '3 çocuk' diyor ama hiç düşünüyor mu? Asgari ücretle çalışan bir anne ve baba ikisi birlikte nasıl bakacaklar?" diyerek mevcut ekonomik koşullara dikkat çekti.



