Elektronik müzik, görsel sanat ve teknolojiyi sahne şovlarında buluşturmasıyla tanınan İtalyan-Amerikalı DJ Anyma'nın, 2026 DEN Dünya Turnesi kapsamında 12 Eylül'de Ataköy Marina Arena'da gerçekleştirmesi beklenen İstanbul konseri, İstanbul Valiliği tarafından iptal edilmişti.

Ataköy'de yapılması planlanan etkinlik öncesinde Anyma'nın sahne konseptleri ve gösterilerinde kullandığı bazı görseller, sosyal medyadaki kimi gruplar tarafından "satanist ritüel sembolleri" içerdiği iddiasıyla gündeme getirilmişti. Konserin iptal edilmesi yönünde geniş çaplı bir kampanya yürütülmesinin ardından etkinlik Valilik kararıyla durduruldu.

İptal kararının ardından Anyma, sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Yıllardır bu yolculukta benimle birlikte olanlar, her şeyden önce hikaye anlatıcılığı yaratmaya çalıştığımı bilir. Anyma şovu; karanlık ve aydınlık, yıkım ve yaratım, korku ve umut üzerine kurulu bir bilim kurgu hikayesidir. Pek çok hikayede olduğu gibi, çözüme ulaşmadan önce daha karanlık bölümlerden geçer.

Herhangi bir filmden veya eserden tek bir sahneyi alıp bağlamından kopararak tüm projenin anlamıymış gibi sunmak, temelde yanıltıcıdır. Benim hikayemde sonunda ışık galip gelir.

Son beş yıldır ekibimle birlikte sanatçılar, tasarımcılar ve animatörlerle iş birliği yaparak görsel bir evren oluşturduk ve bunu dünyanın farklı yerlerinde sahneledik. Sanat tarihinden, mitolojiden ve antik edebiyattan ilham alarak büyük klasiklere sürekli göndermelerde bulunuyoruz. Görsellerimizde dini figürlerin doğrudan bir temsili bulunmuyor ve herhangi bir dine veya kültüre saldırmak ya da saygısızlık etmek gibi bir niyetimiz yok.

Hikayemizin ve şovumuzun daha karanlık bazı bölümleri bağlamından koparıldı, yapay zekayla manipüle edildi, farklı müziklerle birleştirildi ve gerçekte var olmayan, şovun özünü ya da amacını yansıtmayan karanlık bir anlatı yaratmak amacıyla internette dolaşıma sokuldu.

Şunu açıkça belirtmek istiyorum: Görsellerimin hiçbiri yapay zekayla oluşturulmadı. Buradaki en büyük ironi ise çalışmalarımı kınayan kişilerin, eserlerimi değiştirmek için yapay zeka kullanması ve sonunda onları kendi anlatılarına uyacak bir şeye dönüştürmesi. Sanatım, sosyal medya ve siyasi propaganda malzemesine dönüştürüldü. Bundan sonra yaşananlar ise kabul edilemez...

Gösteri iptal edilmeden önce ne ekibime ne organizatöre ne de bana anlamlı bir uyarı yapıldı veya diyalog kurma fırsatı tanındı. Kimse bizden çalışmayı açıklamamızı, bağlamını sunmamızı ya da olası değişiklikleri görüşmemizi istemedi. Bunları yapmaya hazırdık ve hala hazırız.

Bu çalışmaya atfedilen yanlış dini ve siyasi anlamları kesinlikle reddediyoruz.

Dünyanın dört bir yanında sahne aldık ve her zaman yerel kültür ve geleneklere uygun, saygılı bir iletişim içinde olduk. Meşru endişeler diyalog yoluyla bize iletilmiş olsaydı, Türkiye'de de aynı şeyi memnuniyetle yapardık.

Karara itiraz etmeyi planlıyoruz ve Türkiye'ye, Türk halkına yeniden ulaşmanın bir yolunu bulmaya çalışmaya devam edeceğiz.

En önemlisi, bilet alan ve bu deneyim için Türkiye'ye seyahat etmeye hazırlanan, Türkiye'deki ve Türkiye dışındaki hayranlarımıza teşekkür ederim. Sanatımızı anlayan ve kucaklayan sizlerin desteği ve anlayışı benim için her şey demek.

İletişim kanallarımız açık. Gerekli yetkililerle görüşmeye, çalışmalarımızı açıklamaya ve eserlerimizin tüm sanatsal bağlamını sunmaya hazırız.

Sanat sorgulanabilir, eleştirilebilir ve tartışılabilir. Ancak sanatın, başkalarının manipülasyonlarla göstermeye çalıştığı haliyle değil, gerçekte ne olduğuna bakılarak değerlendirilmesini istiyoruz.

Umarım İstanbul'a geri dönebilir ve bu hikayeyi birlikte tamamlayabiliriz."