İsrail, ramazan ayı boyunca Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve El Halil'deki Harem-i İbrahim Camisi'ne girişleri büyük ölçüde sınırlandırdı. Filistinli yetkililer, bu uygulamanın Müslümanların kutsal mekanlarına erişimini ciddi şekilde kısıtladığını ve özellikle dini ibadetlerin en yoğun olduğu dönemde hayata geçirildiğini belirtiyor.

Kudüs Valisi Danışmanı Maruf er-Rifai, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana Kudüs’ün Eski Şehir bölgesinde fiili bir sokağa çıkma yasağı uygulandığını, çarşıların kapatıldığını ve Mescid-i Aksa’ya girişlerin engellendiğini aktardı. Rifai, ramazan başından beri İsrail’in Mescid-i Aksa’nın yönetimini tek başına üstlenmeye çalıştığını ve Ürdün’e bağlı Mescid-i Aksa Vakfı’nın yetkisini azaltmaya yönelik adımlar attığını vurguladı.

Batı Şeria’dan Kudüs’e girişlerde de kısıtlamalar uygulanırken, cami kapılarında sıkı güvenlik önlemleri alınıyor ve vakıf görevlilerinin hareket alanı daraltılıyor. Rifai, savaşın ilk gününde akşam ve yatsı namazlarının yalnızca imam tarafından kıldırıldığını, İsrail’in her güvenlik gelişmesini kalıcı kısıtlamalara dönüştürdüğünü ifade etti.

Harem-i İbrahim Camisi Müdürü Mutez Ebu Suneyne ise caminin ramazanın en yoğun döneminde dört gündür kapalı tutulduğunu ve her gün yeniden açılmasını talep ettiklerini söyledi. Ebu Suneyne, uygulamanın zorla hayata geçirildiğini ve ramazanda ibadete katılımın en yüksek olduğu dönemde caminin kapatılması için gerekçe üretildiğini dile getirdi. Filistinli yetkililer, iki caminin de derhal yeniden açılması çağrısında bulunuyor.

Bu gelişmeler, İsrail’in güvenlik gerekçesiyle attığı adımların, kutsal mekanlara erişim ve dini özgürlükler üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceği yönünde uluslararası düzeyde kaygı doğuruyor.