İsrail, son günlerde ABD'nin İran'a yönelik olası askeri operasyonuna dair risklerin yükselmesiyle birlikte, ülke genelinde güvenlik önlemlerini sıkılaştırdı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'la müzakereler için belirlediği son tarihin yaklaşması, Orta Doğu'da yeni bir gerilim dalgası yarattı.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın aktardığına göre, Tel Aviv yönetimi, son 24 saat içinde bölgede yaşanan bir dizi gelişmeyi 'saldırı işareti' olarak değerlendiriyor. ABD'nin İsrail'deki diplomatlarının ülkeden ayrılması yönündeki çağrısı ve Batılı ülkelerin büyükelçiliklerinden yapılan acil durum uyarıları, bu endişeleri güçlendirdi. İsrail'in, ABD'den gelecek erken bir güncellemeyi kamuoyuyla paylaşacağı bildirildi.

Trump'ın İran'la müzakerelerin sonuçlanması için tanıdığı son tarihin 1 Mart olduğu, buna karşılık teknik görüşmelerin 2 Mart'ta Viyana'da yapılmasının planlandığı hatırlatıldı. İsrail savunma yetkilileri, herhangi bir olayın geniş çaplı bir çatışmaya yol açabileceği uyarısında bulundu. Bu çerçevede, İsrail ordusu hava savunma sistemlerinin alarm seviyesini yükseltti; yerel yetkililere eğitim verildi ve roket ile füze saldırılarına karşı altyapı güçlendirildi.

Siyasi çevreler, İsrail'in doğrudan bir savaştan kaçınmak istediğini, ancak İran veya bölgedeki vekillerinden gelebilecek bir saldırıya karşı askeri güç kullanmaya hazır olduğunu vurguladı. Güvenlik kaynakları, askeri hazırlıkların yanı sıra diplomatik çabaların da devam ettiğini, ancak bölgedeki durumun son derece hassas olduğunu belirtti.

İsrail yönetimi, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarının durdurulmasını ve Tahran'ın bölgedeki vekil unsurlara verdiği desteğin sonlandırılmasını savunuyor. Bu süreçte ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını hızla artırması, uluslararası toplumda yeni bir kriz ihtimaline dair kaygıları artırıyor.