Isparta'nın Sütçüler ilçesinde bulunan Adada Antik Kenti'nde yürütülen arkeolojik çalışmalar, kentin yaklaşık 17 yüzyıl boyunca kesintisiz süren yerleşimini ve gelişmiş idari yapısını gün yüzüne çıkarıyor. Antik Pisidia bölgesinin önemli stratejik noktalarından biri olan Adada, Anadolu tarihine ışık tutan bulgularıyla dikkat çekiyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında devam eden kazılarda, Helenistik dönemden Geç Antik döneme kadar uzanan yaklaşık 17 asırlık bir sürekliliğe sahip olduğu belirlenen Adada'nın bölgedeki nadir örneklerden biri olduğu vurgulanıyor.
Süleyman Demirel Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Kazı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Mörel, Adada'nın antik ulaşım ağlarındaki özgün konumuna dikkat çekerek, "Kentimiz, Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilen ana askeri yol Via Sebaste üzerinde bulunmadığı gibi bu hatta bağlanan bir kol da değildir. Adada, tamamen bağımsız bir rota üzerinde konumlanmıştır. Bu stratejik güzergah, kenti bölge içi ulaşımda önemli bir merkez ve kültürel kavşak noktası haline getirmiştir. Özellikle Aziz Pavlus'un seyahatleri sırasında izlediği rotaların bu bağımsız yol ağıyla kesişmesi, kentin değerini daha da belirginleştirmektedir." ifadelerini kullandı.
"Geleceğe Miras Projesi" kapsamında 2021 yılından bu yana yoğunlaşan çalışmalar, 2024 itibarıyla proje kapsamına alınarak 2026 yılına kadar güçlenerek devam edecek. Bu süreçte, inanç sistemlerindeki dönüşümü yansıtan mimari yapılar ve 'katekümenlik' olarak adlandırılan eğitim alanlarına ilişkin somut arkeolojik verilere ulaşıldı.
Adada'nın en dikkat çekici özelliklerinden biri de gelişmiş idari yapısı olarak öne çıkıyor. Elde edilen bulgular, kentteki tüm kamusal yapıların meclis kararıyla inşa edildiğini göstererek, dönemin yerel yönetim anlayışının ne kadar gelişmiş olduğunu ortaya koyuyor. Görkemli ve büyük ölçüde ayakta kalan yapılarıyla Adada, hem bilim dünyası hem de kültür turizmi açısından büyük önem taşıyor.





