İsmail Saymaz'dan ev hapsi kararı sonrası dikkat çeken yazı: 'Ellerim şimdilik serbest'

İsmail Saymaz'dan ev hapsi kararı sonrası dikkat çeken yazı: 'Ellerim şimdilik serbest'. Detaylar ve son gelişmeler Habersunum'da.

İsmail Saymaz'dan ev hapsi kararı sonrası dikkat çeken yazı: 'Ellerim şimdilik serbest'

Sermaye piyasası işlemlerine yönelik soruşturma kapsamında “dezenformasyon” suçlamasıyla ifadeleri alınan gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında yeni bir karar verildi. İlk aşamada yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğüyle serbest bırakılan iki gazeteci için savcılığın itirazı üzerine ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.

Ev hapsi kararının ardından yaşadıklarını kaleme alan İsmail Saymaz, Sözcü gazetesinde yayımlanan “Ne yaşandı, ne soruldu ne yanıt verdim?” başlıklı yazısında savcılık sürecine ilişkin ayrıntıları paylaştı.

"Ellerim şimdilik serbset"

Saymaz, yazısında evden çıkamayabileceğini belirterek kendisini “kafeste kuş”a benzetti. Denetimli Serbestlik Bürosu görevlilerinin ayağına elektronik kelepçe taktığını aktaran Saymaz, yazısını “Ellerim şimdilik serbest” sözleriyle bitirdi.

İsmail Saymaz’ın Sözcü Gazetesi’ndeki bugünkü “Ne yaşandı, ne soruldu ne yanıt verdim?” başlıklı yazısı şu şekilde;

“Türkiye’de iki kez ev hapsine alınan tek gazeteci benim sanırım.

Birincisi 56 gün tutmuştu.

Bakalım, ikincisi ne kadar sürecek?

Özlale'nin iddiası

Geçen çarşamba günü Sözcü TV’de, yorumcusu olduğum

Gazeteci Masası adlı programdaydım.

İlk bir buçuk saat boyunca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasını konuştuk.

İkinci gündemimiz, fon soruşturmasıydı.

Yayından birkaç saat önce Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a üç soru yöneltti.

Sorular şöyleydi:

- Babası adına fona 470 milyon TL yatırıp kriz öncesi 830 milyon TL ile çıkan bakan var mı?

- Bakanlardan biri krizden önce 170 milyon TL ile fondan çıktı mı?

- Yılmaz’ın özel kaleminin Pusula’nın fonunda parası var mıydı?

Yılmaz, söz aldı.

Özel kaleminin mağdur olduğunu söyledi.

Programdaki sorularım

Özlale’nin dile getirdiği iddialar Gazeteci Masası’nın ikinci başlığı oldu.

Murat Ağırel, iki bakandan birinin Ticaret Bakanı Ömer Bolat olduğunu ileri sürdü ve bazı iddiaları sıraladı.

Açıklık getirmesi için Ağırel’e sorular yönelttim.

Özlale, sadece iki bakandan söz ettiği için “400 koyup 800 alan bakan Ömer Bolat mı?” diye sordum.

Ağırel, “Bilmiyorum” diye karşılık verdi.

Esasen, Bolat’ın lehine sayılacak bir soruydu benimki.

‘400 koyup 800 alan bakan’ ile kastedilen kişinin Bolat olmadığı benim sorumla kesinlik kazandı.

“Acaba babası fona para yatıran kim?” diye sordum.

“Biliyorum da doğrulatamadım onu” dedi.

“Bolat hakkındaki iddiayı doğrulattın” dedim.

Bu bir soru cümlesiydi.

Ağırel, konuşurken işitmediği için sorumu yanıtsız bıraktı.

Ardından Ağırel’e şu soruyu yönelttim:

“Bakan beyin danışmanına sorabildin mi?”

Ağırel, aradığını ancak ulaşamadığını belirtti.

Söz bana geldiğinde, Ağırel’in açıklamasına göre iki bakandan birinin Bolat olabileceğini, diğerini bilmediğimizi söyleyip görüşlerimi aktardım.

Bolat’ın danışmanı Bekir Kaplan aradı.

Sosyal medyaya düşen bir program kaydına göre Bolat’ın adını benim verdiğimi ileri sürdü. Ben de itiraz ettim ve iddianın Ağırel tarafından dile getirildiğini söyledim.

Saat 23.51’de X hesabımda şöyle yazdım:

“Bu iddia bana ait değildir.

İddianın kaynağı ben değilim.

Yayında ben konuşmadan önce dile getirilen bir iddiayı tekrar ediyorum.”

Programı izlediğini ve haklı olduğumu ifade etti.

Ağırel’in numarasını istedi.

Daha sonra sosyal medyada, Ağırel’e “Bakan beyin danışmanına sorabildin mi?” sorusunu yönelttiğim kesiti paylaştı.

Özlale, muhalefete darbe vurdu

Özlale, ertesi gün yaptığı açıklamada, Bolat’ın 170 milyon TL kazandığını, babası adına fona para koyanın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş olduğunu ileri sürdü.

Bolat, Özlale’yi yalanlayıp ispata çağırdı.

Göktaş da dakikalar içerisinde Özlale’yi çürüttü.

Babası olduğu iddia edilen Hasan Özdemir’in başka bir vatandaş olduğunu belirtti.

Özlale, hem fon soruşturmasını sulandırdı hem de muhalefetin inandırıcılığına ağır darbe vurdu. Fon skandalıyla iç kriz yaşayan AK Parti’ye “Muhalefet yalan doğru ne varsa söylüyor” deme hakkını verdi.

Ben olsaydım...

Perşembe gecesi Emniyet’ten aradılar.

Cuma günü saat 14’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu’na beklendiğimi haber verdiler.

Murat Ağırel, Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’nın da şüpheli olduğunu öğrendim.

Sevinç, ertesi gün Antalya’ya gideceğini, dönüşte gelebileceğini söyleyince ona ve Balcı’ya gözaltı kararı çıkarılmış.

Ben cuma sabahı Sözcü TV’de İsmail Küçükkaya’nın yayınına katıldım.

Ardından adliyeye gittim.

Bizler ifade sıramızı beklerken...

Sevinç ve Balcı, tutuklama istemiyle sevk edildi.

Önce Ağırel, sonra ben ifadeye alındık.

Savcılıkta, Bolat’la ilgili iddiayı ne zaman öğrendiğim soruldu.

İfademde de vurguladım.

Gazetecilikte 25 yılımı geride bırakıyorum.

Bolat’ı programda Ağırel’den öğrendim. Programdan önce öğrenseydim etraflıca araştırır, Bolat’a sorar, iddiayı teyit edip yayınlardım. Bu haberi Ağırel’e bırakmazdım.

Günlerdir kılı kırk yarıyorum.

Türkiye, Pusula Portföy’ün patronu Muhammed Yarız’ın Yunanistan’a kaçtığını 12 Eylül’de benden öğrendi.

Yarız’ın üç yatını Rodos’a kaçırdığını yazdım.

Ekonomi eski Bakanı Nihat Zeybekci’nin parasının fonda kaldığını, kendisiyle görüşme yaparak, aktardım.

Cumhurbaşkanı eski danışmanı Ertan Aydın’ın soruşturmada şüpheli olduğunu, ona söz hakkı vererek, duyurdum.

Osman Arıkan Nacar’ın sigorta kaydında makam şoförü ve asgari ücretli göründüğünü açıkladım.

Ne yazdıysam taraflara sordum ve öyle yazdım.

Doğrulatamadıklarımdan söz etmedim bile.

Verdiğim hiçbir bilgi yalanlanmadı.

Ne bir suçum...

Ne de habercilik kusurum var.

Ellerim şimdilik serbset

Yurt dışına çıkış yasağı ve haftada üç gün imza vermekvşartıyla hakimliğe sevk edildik.

Sevinç ve Balcı’nın tutuklandığını öğrenince serbest kaldığıma sevinemedim.

İki arkadaşımla kucaklaştım.

“Sizi ziyarete geleceğim” dedim veda ederken.

Nereden bilebilirdim...

Sabah telefonla uyandım.

Gece itiraz edilmiş, hakkımızda ev hapsi kararı verilmiş.

Belki uzun süre evden çıkamayacağım.

Kafeste kuş misali balkondan sokağı seyredebileceğim.

Yazımı bitirmek üzereyken, Denetimli Serbestlik Bürosu’ndan geldiler, ayağıma kelepçeyi taktılar.

Ellerim şimdilik serbest...

Ne olmuştu?

Fon soruşturması kapsamında haklarında adli kontrol kararı verilen gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında, savcılığın itirazı üzerine ev hapsi kararı çıkarıldı. Sermaye piyasalarındaki gelişmeler nedeniyle başlatılan fon soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın şikayeti üzerine gazeteciler İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında imza atma yükümlülüğü şeklinde adli kontrol kararı uygulanmıştı.

Savcılığın itirazı kabul edildi

Nöbetçi 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen adli kontrol kararına başsavcılık itiraz etti. İtirazı değerlendiren 4. Sulh Ceza Hâkimliği, Saymaz ve Ağırel hakkında ev hapsi uygulanmasına karar verdi.

Öte yandan, gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik’le ilgili paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanmıştı.

Deniz Ay
Editör