Hükümetin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP), sosyal güvenlik ve emeklilik sisteminde kapsamlı değişikliklerin yapılacağının işaretini verdi. Uzun yıllardır çalışanların en önemli şikâyetlerinden biri olan “çalıştıkça emekli aylığının düşmesi” sorununa yönelik yeni bir model üzerinde çalışılıyor.

Yeni sistemde hem sigortalı çalışanların haklarının korunması hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) prim gelirlerinin artırılması hedefleniyor. Bu kapsamda çalışanların daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, yüksek prim ödemeyi ödüllendiren ve sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini güçlendiren bir model oluşturulması gündemde.

OVP reformunda hakkaniyet ve mali sürdürülebilirlik hedefi

Yeni dönem programı, kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden ve hakkaniyeti önceleyen düzenlemeleri içeriyor. İsa Karakaş da sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği açısından çalışanların sistemde daha uzun süre kalmasını sağlayacak ödüllendirici bir model oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Karakaş'ın değerlendirmeleri şu şekilde:

"2006’dan beri sosyal güvenlik reformu yürürlüktedir.

Aradan yaklaşık yirmi yıl geçti. Hâlen sisteme neşter atılıp muhasebesi yapılamadı. Daha önceki yazılarımızda müteaddit kez bahsettiğim “Emeklilikte çalışmayı Teşvik Edici Ödüllendirici Sistem” sosyal güvenliğin sürdürülebilirliği açısından hayati ehemmiyet arz etmektedir. Buna rağmen sistemde çarpıklık hâlen devam ediyor. Fazla çalışan ödüllendirilmiyor. Aksine, kimi hâllerde cezalandırılıyor. Kısmi emekli ile normal emekli aynı tabana çekildi. Alın teri farkı silindi. Hakkaniyet zedelendi.

Nitekim emeklilik şartlarını yerine getirenlerin sistemde kalması hâlinde minimum maaş hesabında %30’u bulan rekor düşüşlere hepimiz şahit olduk. Hükûmetin uzun yıllardan beri plan ve programlarında yer alan 'Kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeler hayata geçirilerek sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği güçlendirilecektir' yönündeki hedefi yeni OVP’de de yer almaktadır. Bu hedefin programa göre önümüzdeki sene içinde ifa edilmesi gerekmektedir."

Aktüeryal Denge ve Aylık Bağlama Oranlarında Çözüm Arayışı
Mevcut hesaplama formülünde yer alan Aylık Bağlama Oranları (ABO), düşük ücret üzerinden prim ödeyen çalışanların sistemde kaldıkça mağduriyet yaşamasına neden olabiliyor. Şartları tamamlayan milyonlarca çalışanın sistemden hızlıca çıkmasına ya da kayıt dışılığa yönelmesine yol açan bu durum, hem çalışanın hem de prim gelirinden mahrum kalan SGK'nın zararına sonuçlanıyor. İsa Karakaş yazısında mevcut tabloya ilişkin şu ayrıntılara dikkat çekti:

KAZAN-KAZAN FORMÜLÜ

"Mevcut düzenlemede asgari ücretli ve diğer düşük ücret üzerinden sigortalı gösterilenlerin belirli durumlarda çalıştıkça emekli aylıkları artma yerine azaldığı maalesef bilinen bir gerçektir. Bu nedenle emeklilik için yaş dışında diğer şartları yerine getiren çok sayıda sigortalı sosyal güvenlik sisteminden çıkmakta ya da kayıt dışı çalışmaktadır.

SSK emeklilik aylığı genel olarak=Ortalama aylık kazanç x aylık bağlama oranı formülü ile hesaplanmaktadır. Bu formülde özellikle ABO diye tabir edilen Aylık Bağlama Oranları büyük önem taşımaktadır. Keza 1. sosyal güvenlik reformundan sonra düşürülen oranlar 2. sosyal güvenlik reformunda daha düşürülmüştür. Hâl böyle iken özellikle 2008 yılından itibaren çalışmalar belirli hâllerde özellikle asgari ücret ve bu ücrete yakın komşu ücret üzerinden SGK’ya bildirilenlerin maaşlarında pek olumlu yansımamaktadır.

Bu durumun farkında olanlar sistemden gözü kapalı çıkış yapmaktadır. Nitekim EYT düzenlemesinde milyonlarca çalışan sistemi derhal terk etti. Belirtilen durum hem SGK’nın hem de çalışanın zararına sebep olmaktadır. Zira bu durumda SGK her ay alacağı primden mahrum olduğu gibi emeklilik maaşı ödemesi de yapmak zorunda kalmaktadır.

Oysaki bu durum tersine çevrilmiş olsa emekliliği gelenler bile çalıştıkça emekli aylıkları artacağından sistemde daha uzun süre kalacaklardır. Özellikle SSK (4/1-a) ve Bağ-Kur (4/1-b) sigortalılarının çalıştıkça yüksek emekli maaşı alması yönünde yasal bir düzenleme yapılması milyonlarca çalışanın en büyük beklentisi hâline gelmiştir.

Mevcut emeklilik hesaplamalarında genel olarak sigortalı çalışmaya başlanan tarih ve yasal değişikliklerin yapıldığı andaki sigortalılık süresi önem taşımaktadır. Yapılan hesaplamada 3 farklı dönem dikkate alınmaktadır. Hesaplamada dikkate alınan üç dönem arasında hem aylık bağlama oranı hem de Gayrisafi yurt içi hâsıla gelişme hızının dikkate alınması bakımından ciddi farklar bulunmaktadır."

Gündemdeki düzenlemeler kapsamında erken emekliliğin önüne geçilmesi, ortalama emeklilik yaşının yükseltilmesi ve 25 yıldan sonraki her bir çalışma yılı için ABO oranında ilave artış sağlanması öngörülüyor. Ayrıca kısmi emeklilik ile normal emeklilik için iki farklı taban maaş uygulaması da alternatifler arasında değerlendiriliyor.

Söz konusu reform gerçekleştiğinde, çalışan daha fazla emekli maaşı alırken SGK da sürekli prim akışı elde ederek mali yapısını güçlendirecek. Yazıda yer alan değerlendirmelerin son bölümü şu şekilde ifade edildi:

Çok çalışana yüksek emekli maaşı

"Hükûmetin plan ve programlarında sosyal güvenlikle ilgili yer alan hedefler arasında; emeklilik sisteminden erken çıkışı önlemek ve sistemden ortalama çıkış yaşının yükseltilmesi için sigortalıların çalışmasını teşvik etmek amacıyla emeklilik parametrelerinin gözden geçirilmesi öngörülmektedir.

Önümüzdeki dönemlerde kısmi (yaş haddinden) emeklilik ile normal emeklilik için iki ayrı emeklilik taban maaşı uygulamasına gidilebilir. Ayrıca 25 yıldan sonraki çalışmalarda her bir yıl için ABO’da ilave artışlar öngören yeni bir sistem hayata geçirilebilecektir. Öngörülen tedbirler kapsamında düzenleme yapılması hâlinde aktif/pasif dengesinde iyileşmelere neden olabileceği gibi sigortalıların da çalıştıkça emeklilik maaşım azalacak mı? Endişesi ortadan kalkacaktır. Böylece daha fazla çalışanın daha fazla emeklilik maaşı ile ödüllendirilmesi sonucu ortaya çıkacaktır.

Diğer yandan program çerçevesinde çalışanların yüksek maaş almak için sistemde daha fazla kalması, kayıt dışılıkla mücadele ve öngörülen diğer tedbirlerin hayata geçirilmesiyle birlikte SGK’nın prim gelirleri yükseldikçe SGK, vatandaşlara daha kaliteli hizmet verebilecektir. Emekli aylığı, geçmiş emeğin bugünkü hâlidir. Kim çok çalıştıysa tartı ona ağır basmalıdır. Hem çalışan kazansın hem SGK kazansın.

Bu mümkün. Çalışanların yarını, alın terinin adaletle ölçülmesine bağlıdır.

Tartı eğri durursa, güven de durmaz.