İş yaşamında başarının yalnızca yetenek ve eğitimle belirlendiği yönündeki yaygın kanı, uluslararası bir araştırma ile sorgulandı. Kopenhag Üniversitesi öncülüğünde yapılan ve sonuçları paylaşılan yeni bir çalışma, kişilik yapısının kariyer seçimlerindeki gizli etkisini gözler önüne serdi. Danimarka, Almanya ve ABD'den 8 binin üzerinde katılımcının verilerini inceleyen psikologlar, "karanlık kişilik" özelliklerinin hangi mesleklerde daha sık görüldüğünü ve hangi iş kollarından uzak durulduğunu belirledi.

Araştırmanın merkezinde, psikolojide "Kişiliğin Karanlık Faktörü" (D Faktörü) olarak bilinen bir ölçüm yer alıyor. D faktörü yüksek olan bireyler, manipülasyon, hilekarlık ve saldırganlık gibi özellikler sergileyerek kendi çıkarlarını ön planda tutma eğiliminde oluyor. Yaklaşık 15 yıldır bu alanda çalışan psikolog Ingo Zettler, D faktörünün iş yaşamındaki yansımalarını anlamak için katılımcıların kariyer eğilimlerini, meslekleri altı ana gruba ayıran RIASEC modeli üzerinden inceledi.

Elde edilen verilere göre, öğretmenlik, hemşirelik, psikologluk ve terapistlik gibi doğrudan insanlarla etkileşim halinde olunan, şefkat ve rehberlik odaklı "sosyal meslekler", D faktörü yüksek olan bireyler için en az çekici alanlar olarak öne çıktı. Psikolog Ingo Zettler, bu durumun temel nedeninin, sosyal mesleklerin başkalarına yardım etme felsefesi ile karanlık kişiliklerin kendi menfaatlerini her şeyin üstünde tutma eğilimi arasındaki yapısal uyuşmazlık olduğunu belirtti. Benzer şekilde, tasarımcılık ve müzisyenlik gibi sanatsal alanların da bu profildeki kişiler için pek cazip olmadığı tespit edildi.

Yöneticilik, üst düzey yöneticilik ve satış temsilciliği gibi güç ve kazanç odaklı "girişimci meslekler" söz konusu olduğunda ise kültürel farklılıklar dikkat çekti. Almanya'dan elde edilen verilerde, karanlık kişilik özelliklerine sahip bireylerin idari ve girişimci pozisyonlara daha yüksek ilgi gösterdiği gözlemlenirken, bu durum ABD ve Danimarka örneklemlerinde aynı yoğunlukta görülmedi. Çalışmanın yürütücülerinden Lea de Hesselle, bu bulgunun kültürün, karanlık kişiliklerin iş dünyasındaki hırslarını yönlendirmede önemli bir rol oynadığını gösterdiğini ifade etti. Uzmanlar, işe alım ve terfi süreçlerinde kişilik yapısının stratejik bir veri olarak kullanılması gerektiğini vurguluyor.