İran, nükleer programı konusunda uluslararası müzakerelerde temel pozisyonunu yeniden vurguladı. Son günlerde Al Jazeera'ya konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, ülkesinin uranyum zenginleştirmeyi kalıcı olarak sıfırlamayı, nükleer tesisleri sökmeyi ve mevcut uranyum stoklarını devretmeyi kesin bir biçimde reddettiğini belirtti. Bu açıklama, özellikle ABD ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) gibi aktörlerin baskısı altında yürütülen görüşmelerde, İran'ın egemenlik hakları ve ulusal güvenlik sınırlarını koruma kararlılığını gösteriyor.

Yetkili, İran'ın sunduğu çözüm önerisinin nükleer silah geliştirme niyetinin bulunmadığını teknik ve pratik verilerle kanıtlamaya odaklandığını, uranyum zenginleştirmenin ise ülkenin egemen hakkı olarak tanındığını vurguladı. Öneri kapsamında, uranyum zenginleştirmenin belirli bir süre için geçici olarak dondurulması ve UAEA denetiminde stokların düşük zenginleştirme seviyelerine çekilmesi öne çıkıyor. Ayrıca, ekonomik çıkarların gözetilmesi ve karşılıklı fayda sağlanması da İran'ın teklifinin önemli bir parçası olarak sunuluyor.

Görüşmelerin İran'ın füze veya savunma kapasitesini kapsamadığına dikkat çeken yetkili, Cenevre'de sunulan önerinin siyasi olarak ciddi, teknik açıdan ise yaratıcı bir çözüm sunduğunu ifade etti. Bu yaklaşım, özellikle ABD'nin uyguladığı yaptırımların kaldırılması ve Washington'un güvenlik kaygılarının giderilmesine odaklanıyor.

İran'ın bu tutumu, nükleer programı üzerindeki uluslararası baskıların sürdüğü bir dönemde, bölgesel ve küresel güvenlik dengeleri açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Sürecin gidişatı, özellikle ABD ve Avrupa ülkeleriyle ilişkilerde yeni bir müzakere zeminini şekillendirebilir.

Resmi açıklamaya göre: "Çözüm önerimiz, nükleer silah istemediğimizi kanıtlayan teknik ve pratik yollar ve veriler içermektedir. Önerimiz, uranyum zenginleştirmenin egemen bir hak olduğunu teyit etmekte ve sınırlı bir süre için zenginleştirmeye geçici bir dondurma önermektedir... Zenginleştirmeyi kalıcı olarak sıfırlama, nükleer tesisleri sökme ve uranyum stoklarını devretme ilkesi tamamen reddedilmektedir."