İran'ın nükleer programına ilişkin son değerlendirmeler, ABD ve İsrail'in güvenlik politikalarını yeniden gündeme taşıdı. Fox News'te konuşan Steve Witkoff, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin neredeyse durdurulamaz bir noktaya ulaştığını öne sürdü. Bu açıklamalar, özellikle ABD ve İsrail'in Tahran yönetimine yönelik tutumunda belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

Witkoff, İran ile yapılan müzakerelerde Tahran'ın nükleer yakıtı zenginleştirme hakkının vazgeçilmez olduğunu savunduğunu, ABD'nin ise bu süreci engelleme hakkını aynı şekilde gördüğünü belirtti. Ayrıca, İran'a 10 yıl boyunca zenginleştirmeye ara vermeleri halinde nükleer yakıt sağlanmasının teklif edildiğini, ancak bu önerinin reddedildiğini kaydetti. Witkoff, bu tutumun İran'ın nükleer programının sivil amaçların ötesine geçtiği yönünde uluslararası endişeleri artırdığını ifade etti.

Paylaşılan verilere göre, İran'ın elinde yaklaşık 10 bin kilogram parçalanabilir malzeme bulunuyor. Bunun 460 kilogramı yüzde 60 oranında, 1000 kilogramı ise yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş uranyumdan oluşuyor. Witkoff'a göre, yüzde 60 zenginleştirilmiş uranyumun silah seviyesine çıkarılması bir hafta ile 10 gün arasında mümkün olabiliyor. Yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyumun ise 3 ila 4 hafta içinde bu seviyeye ulaşabileceği iddia ediliyor.

İran'ın kendi santrifüjlerini üretmeye devam etmesi ve zenginleştirme kapasitesini artırması, bölgesel ve küresel güvenlik dengeleri açısından yeni riskler yaratıyor. Bu gelişmeler, nükleer silahların yayılmasını önlemeye yönelik uluslararası çabaların karşı karşıya olduğu zorlukları bir kez daha gündeme taşıyor.

Steve Witkoff, "Bu materyali zenginleştirmek için kendi santrifüjlerini üretiyorlar. Onları durdurmak neredeyse mümkün değil. Sonsuz bir kaynağa sahipler." dedi.