İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ülkesinin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ölümünün ardından, saldırının faillerine karşı misillemeyi meşru bir hak ve görev olarak gördüklerini açıkladı. İran'ın bu tutumu, bölgedeki güç dengelerini doğrudan etkileyen bir gelişme olarak öne çıktı.

28 Şubat'ta, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyon başlatması, Tahran ile Washington arasındaki müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Bu saldırılarda, İran lideri Hamaney dahil birçok üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İran Kızılayı'nın verilerine göre, bombardımanlar sonucunda 201 kişi yaşamını yitirirken, 747 kişi de yaralandı.

İran, karşılık olarak İsrail'e ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn gibi bölge ülkelerine yönelik askeri hedeflere saldırılar düzenledi. Bu gelişmeler, Orta Doğu'daki güvenlik ortamında yeni bir dalgalanmaya yol açtı ve uluslararası ilişkilerde belirsizliği artırdı.

Resmi açıklamaya göre: "İran İslam Cumhuriyeti, bu suçun faillerine ve komutanlarına karşı kan dökmeyi ve intikam almayı görevi ve meşru hakkı olarak görmektedir."