Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Orta Doğu gündemiyle düzenlenen acil toplantısında İran'ın Daimi Temsilcisi Amir Said İravani, ABD ve İsrail'in eylemlerinin yalnızca İran'a değil, uluslararası hukuk düzenine de ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Toplantı, bölgedeki mevcut gelişmelerin uluslararası düzeyde yarattığı riskleri ve hukuki tartışmaları öne çıkardı.
İravani, Rusya ve Çin dahil olmak üzere bazı konsey üyelerinin İran'a yönelik saldırıları kınamasına teşekkür etti. Buna karşılık, ABD ve İsrail'in tutumunu destekleyen diğer üyelerin ise BM Şartı'na aykırı şekilde çifte standart uyguladığını vurguladı. İran temsilcisi, ülkede yaşanan saldırılar sonucu hayatını kaybeden masum sivillerin sayısının arttığına dikkat çekerek, bu durumun yalnızca bir saldırı değil, aynı zamanda savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
İravani, ABD'nin konseyde gerçekleri çarpıtarak İsrail ile birlikte saldırganlığı meşrulaştırmaya çalıştığını ve öne sürülen gerekçelerin hukuka aykırı olduğunu savundu. Yaşananların açık bir saldırganlık eylemi olduğunu belirten İran temsilcisi, bu sürecin yalnızca İran'a değil, BM Şartı ve uluslararası hukuk düzenine karşı bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. ABD ve İsrail'in uluslararası hukuku ve BM Şartı'nı açıkça ihlal ettiğini belirten İravani, saldırıların devam etmesi halinde İran'ın meşru müdafaa hakkını kullanmayı sürdüreceğini kaydetti.
Bu açıklamalar, Orta Doğu'daki mevcut güvenlik ortamının küresel hukuk ve diplomasi açısından yeni bir sınama ile karşı karşıya olduğunu gösteriyor. BM Güvenlik Konseyi'ndeki tartışmalar, uluslararası toplumun hukuk düzeni ve egemenlik ilkeleri üzerindeki baskının arttığı bir dönemde gerçekleşti.
"Ülkeme karşı yaşananlar açık bir saldırganlık eylemidir. Bugün açılan savaş sadece İran'a karşı bir savaş değil, BM Şartı'na, uluslararası hukuka ve uluslararası hukuk düzenine karşı bir savaştır."