İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD ve İsrail'in sürdürdüğü ortak saldırılar sırasında yaşamını yitirdi. Bu gelişme, İran'da siyasi otoritenin ve bölgesel istikrarın geleceği açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Hamaney'in ölümünün ardından ülkede 40 günlük yas ilan edilirken, 7 gün boyunca resmi tatil kararı alındı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani'nin de aynı saldırılarda hayatını kaybettiği açıklandı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonlarının devam ettiği bu süreçte, Tahran'da yönetim boşluğu ve güvenlik riskleri öne çıkıyor.
Hamaney, Meşhed ve Kum'da aldığı dini eğitim sonrası 1962'de Ayetullah Humeyni'nin Şah rejimine karşı başlattığı harekete katılmış, bu süreçte çeşitli defalar tutuklanmış ve sürgüne gönderilmişti. 1978'de İslam Cumhuriyeti Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı. Devrim sonrası dönemde Savunma Bakanı Yardımcılığı, İslam İnkılabı Muhafızları Ordusu Başkanlığı ve Tahran Cuma namazı imamlığı gibi görevlerde bulundu. 1980'de İran Yüksek Savunma Şurası'na temsilci olarak atanırken, aynı yıl Tahran milletvekili seçildi.
1981'de uğradığı bombalı saldırıda ağır yaralanan Hamaney, aynı yıl yapılan seçimlerle İran'ın üçüncü Cumhurbaşkanı oldu ve 1985'te yeniden bu göreve seçildi. Humeyni'nin vefatının ardından, 1989'da Uzmanlar Meclisi tarafından ülkenin en üst makamı olan Lider (Rehber) olarak belirlendi.
Görev süresi boyunca Batı karşıtı bir çizgi izleyen Hamaney, Rusya ve Çin ile ilişkileri güçlendirmeye çalıştı. İran'da Cumhurbaşkanı'nın yetkileri sınırlı kalırken, Hamaney'in liderlik makamı devletin tüm organlarının üzerinde konumlandı ve iç-dış politikada nihai karar mercii oldu. Ayrıca, İran Silahlı Kuvvetleri'nin Başkomutanı olarak güvenlik ve dış politika alanlarında belirleyici rol üstlendi.
Son yıllarda, ekonomik sıkıntılar ve yönetim sorunları nedeniyle ülkede düzenlenen protestolarda Hamaney, yönetim karşıtı grupların hedefi haline gelmişti. Hamaney'in ölümü, İran'ın iç dengeleri kadar, ABD, İsrail ve bölge ülkeleriyle ilişkilerde de yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.