İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail ve ABD'nin son dönemde İran'a yönelik saldırılarının ardından hayatını kaybetti. Tahran ve çevresindeki güvenlik ve yönetim merkezlerini hedef alan saldırıların ardından İran devlet medyası Hamaney'in ölümünü doğruladı ve ülkede ulusal yas ilan edildi. 36 yıl boyunca 'Rehber' makamında bulunan Hamaney'in vefatı, İran'da hem siyasi hem de dini otorite açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.
İran anayasasına göre ülkenin en üst makamı olan dini lideri seçme yetkisi Uzmanlar Meclisi'ne ait. Hamaney'in ölümünün ardından Tahran'da gözler hızla bu kuruma çevrildi. Resmi kaynaklara göre, ülkede 40 günlük ulusal yas ilan edildi ve iddialara göre yeni dini lider bu sürenin sonunda açıklanacak.
İran'daki dini ve siyasi çevrelerde birden fazla isim liderlik için gündeme gelirken, uluslararası yayın organları ve bölge kaynakları Uzmanlar Meclisi'nin Mücteba Hamaney üzerinde uzlaştığı iddiasını öne çıkardı. Mücteba Hamaney, 1969'da Meşhed'de doğdu ve Ali Hamaney'in ikinci oğlu olarak, İran İslam Devrimi sonrasında şekillenen yeni düzende büyüdü. Ailesi uzun yıllardır dini çevrelerle yakın ilişkiler kurdu; dedesi Seyyid Cevad Hamaney de tanınmış bir din adamıydı.
Mücteba Hamaney, gençlik yıllarında Kum'da medrese eğitimi aldı ve babası Ali Hamaney ile Mahmud Haşimi Şahrudi gibi isimlerden ders gördü. 1980-1988 arasındaki İran-Irak Savaşı'nın son döneminde, lise eğitiminden sonra İran Devrim Muhafızları'nda cepheye katıldı. Kaynaklara göre, 17 yaşında savaşın son safhasında cephe hattında yer aldı ve Devrim Muhafızları birlikleriyle Irak cephesine gönderildi. İran'da savaş tecrübesi, siyaset ve güvenlik çevrelerinde önemli bir referans olarak kabul ediliyor.
Mücteba Hamaney, resmi bir devlet görevi üstlenmemesine rağmen, 2000'li yıllardan itibaren İran siyasetinde adı daha sık anılmaya başlandı. Analizlerde, Devrim Muhafızları ve Besic ile yakın ilişkiler kurduğu, babasının çevresindeki karar alma mekanizmalarında etkili olduğu belirtiliyor. 2009'daki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ardından gelen protestolarda da Mücteba Hamaney'in adı gündeme geldi. Reformist siyasetçiler, seçim sürecine güvenlik çevrelerinin müdahale ettiğini öne sürerken, bu tartışmalarda Mücteba Hamaney'in ismi öne çıktı.
İran'da dini liderlik makamının geleceği uzun süredir tartışma konusuydu. Uzmanlara göre Mücteba Hamaney'in en önemli avantajı, devletin güvenlik kurumlarıyla kurduğu güçlü ilişkiler ve babasının siyasi mirasına yakınlığı. Ancak eleştirmenler, dini liderliğin aile içinde el değiştirmesinin İran İslam Cumhuriyeti'nin monarşi karşıtı ideolojisiyle çeliştiğini savunuyor. Bu nedenle Mücteba Hamaney, liderlik tartışmalarında hem güçlü bir aday hem de tartışma konusu olarak öne çıkıyor.