Ankara’da son dönemde yaşanan siyasi ve adli gelişmeler, Mansur Yavaş’ın geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndaki görev değişikliği, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesi hakkında yürütülen soruşturma ile Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Beştepe’de gerçekleştirdiği görüşme, başkent siyasetinin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Sözcü yazarı İsmail Saymaz da bugünkü köşesinde bu gelişmeleri birlikte değerlendirerek Mansur Yavaş’ın önümüzdeki dönemde izleyeceği siyasi rotaya ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yaptı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in İstanbul'daki ekibinden Aykut Çelik'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanmasının ardından "Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne operasyon" yorumlarının yapıldığını hatırlatan Saymaz, Çelik'in İstanbul'da CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalarda görev aldığını ve İBB iddianamesini yazan isimler arasında bulunduğunu belirtti.

Saymaz, cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması ve hakkında açılan davaların ardından, muhalefetin öne çıkan diğer cumhurbaşkanı adayı olarak Mansur Yavaş'ın kaldığını yazdı. Ancak Saymaz'a göre iktidar, seçim sürecinde Yavaş'ı da rakip olarak görmezden gelmeyecek ve onun için de ayrıcalıklı bir tutum sergilemeyecek.

Yavaş'ın daha önce eski Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek ve ailesinin yargılanması gerektiğine yönelik sözlerini hatırlatan Saymaz, Gökçek ailesi hakkında başlatılan soruşturma ile Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptığı görüşmenin zamanlamasına dikkat çekti.

Saymaz, Yavaş'ın 25 Ağustos'ta Erdoğan'dan randevu istediğini, 27 Ağustos'ta Gökçek ailesine ilişkin gelişmelerin başladığını, 29 Ağustos'ta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma açtığını, Melih Gökçek'in 4 Eylül'de, Ahmet ve Hülya Gökçek'in ise 7 Eylül'de savcılığa gittiğini aktardı. Yavaş'ın 8 Eylül'de Beştepe'den aranarak görüşmeye davet edildiğini ve 9 Eylül'de Erdoğan'la bir araya geldiğini belirten Saymaz, "15 günde Yavaş ile Gökçek'in kaderleri nasıl da iç içe geçiyor değil mi? Ayarlasan bu kadar olmaz!" diye yazdı.

Yavaş'ın görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'la metro yatırımları ve devam eden projeleri konuştuklarını açıklamasına değinen Saymaz, görüşmenin yalnızca bu başlıklarla sınırlı kaldığına inanmadığını ifade etti. Erdoğan'ın Yavaş'ı CHP'nin kuruluş yıldönümü olan 9 Eylül'de kabul etmesinin parti içinde rahatsızlık yarattığını savunan Saymaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in de görüşmeye dört ay önce onay verdiğini açıkladığını hatırlattı.

“Böyle giderse siyaset defterini kapatır”

Saymaz, yazısının devamında şunları kaydetti:

"Yavaş ise denge politikası yürüttüğünü, Yeni Parti-CHP geriliminden uzak durduğunu söylüyor. “Bu tutumum iki partinin genel merkezleri tarafından rahatsızlık sebebi olarak görülürse gereğini yapmaktan çekinmem” diyor.

Yavaş'ın yakın çevresi de “Böyle giderse Mansur Bey belediye başkanlığını yapar ve siyaset defterini kapatır” diyerek, istifa tehdidini fısıldıyor.

Anlayacağınız...

Mansur Bey, yavaş yavaş çekiliyor.

Uzak olmayan bir gelecekte Yeni Parti ve CHP gerilimini gerekçe gösterip istifa edebilir.

AK Parti'ye katılmak mı?

Yakınındaki bir siyasetçinin “Bağımsız kalacağız” dediğini duydum. O ve kendisiyle birlikte hareket eden Polatlı ile Beypazarı belediye başkanları yola bağımsız devam eder.

Yavaş, seçimden önce cumhurbaşkanı adayı olmayacağını ve siyasetten çekildiğini açıklarsa şaşırmayacağım.

MUHALEFET NE YAPMALI?

Erdoğan, geçen gün “Yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza inanıyorum” dedi.

Şartların oluştuğunu düşünüyor.

Ana muhalefet bölünmüş ve bir cumhurbaşkanı adayından yoksun.

“Mansur Yavaş var” dediğinizi duyar gibiyim.

9 Eylül'deki fotoğraftan sonra bu ihtimal azaldı.

Muhalefet seçime dair planlarını artık Mansur Yavaş'sız yapmalı. Çünkü Yavaş, gelecek planları arasından cumhurbaşkanı adaylığını çıkarmış görünüyor."