Muhalefete yönelik yargı operasyonları, tutuklamalar ve parti değişiklikleri İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nin aritmetiğini tartışma konusu haline getirdi.
Mevcut duruma göre Cumhur İttifakı'nın 138, CHP'nin ise 157 meclis üyesi bulunuyor. CHP grubunda yer alan 157 üyeden 17'sini ise CHP listelerinden seçilen DEM Partili üyeler oluşturuyor.
Muhalefetten 10 üyenin daha meclis üyeliğinden düşürülmesi ya da Cumhur İttifakı tarafına geçmesi İBB Meclisi'nde çoğunluğun el değiştirmesi anlamına geliyor.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun önce gözaltına alınıp sonra tutuklandığı 19 Mart operasyonlarının öncesinde CHP'nin İBB Meclisi'nde 186 üyesi bulunuyordu. Cumhur İttifakı'nda ise bu sayı 130 seviyesindeydi.
YENİ PARTİ'DEN AÇIKLAMA
YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, İBB Meclisi'ndeki bu değişen aritmetiğe ilişkin açıklamalarda bulundu.
Süreç yönetiminde bulunduklarını bildiren Emre, şunları söyledi:
"Şimdi hakikaten İstanbul'daki durum, vatandaş iradesine darbenin büyüklüğünü göstermesi açısından ibretlik. Şöyle ifade edeyim: İstanbul'un 39 ilçesi var. Şu anda hani böyle üçe bölerek anlatsak, birinci bölüm ne desek, birinci grup ne desek, Silivri Cezaevinde. 14 belediye başkanı var. Yani bizim kazandığımız 26 ilçenin 14 belediye başkanı tutuklandı. Görevden uzaklaştırıldı.
Kazanılan yerlerde tabii, kimi yerlerde baskıyla işte tehditle önceden herkesle konuşarak, anlatarak yani 'Ben tutuklanacağım, beni içeri atacaklar, başka çarem yok' deyip de bunları her yerde anlatarak gidenler var. Çok üzücü yani bunlar.
Bu dönemde dimdik duran; ülkesi için, milleti için, bu milletin geleceği için, halkın seçme ve seçilme iradesinin korunması açısından her türlü bedeli ödemeyi göze alanlar var ama bir de böyle kötü örnekler var. Şimdi böyle baktığımız zaman tabii aradaki fark çok büyüktü.
"AZALMAYI GÖRÜYORUZ"
Yani İstanbul Büyükşehir Belediyesinde meclise baktığımız zaman, seçim sonrası, biz iktidar tarafı ve muhalefet Adalet ve Kalkınma Partisi tarafı arasında gerçekten büyük bir makas vardı. Şu anda da fark devam ediyor yani ama bir sayı itibariyle bir azalmayı görüyoruz.
Şimdi böyle bir süreçte tabii bu hep ifade ediyorum, katılımlar konusunda biz yönetiyoruz süreci, görüşüyoruz. Bizim, eğer bizim ağzımızdan duymadığınız sürece, biz halka şikayet etmediğimiz sürece, herhangi bir bizim partimizden seçilen belediye başkanına, bizle birlikte hareket eden belediye başkanına, hiçbir şeye itibar etmeyin çünkü süreci bütünü yönetmek durumundayız. İstanbul da bunun en önemli örneklerinden biri.
Oradaki çoğunluğun, halk iradesinin devam etmesi gerekir. Buna ilişkin bir süreç yönetimi yapıyoruz açıkçası ama dediğimiz gibi yani seçilen çok sayıda ismin bazı meclis üyeleriyle birlikte tutuklanması aritmetiğe ciddi oranda etki etti."





