Hürmüz Boğazı'nda artan jeopolitik riskler, küresel petrol piyasalarında fiyatların 150 dolara kadar yükselebileceği senaryoları gündeme taşıdı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) son verilerine göre, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden geçen boru hatları günlük yaklaşık 3,5 milyon varillik alternatif kapasite sunuyor. Ancak bu kapasite, Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarının çok altında kalıyor.

ABD'nin stratejik petrol rezervleri 415 milyon varil seviyesinde bulunuyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nda uzun süreli bir kesintinin özellikle Asya rafineri marjları ve navlun fiyatlarında ciddi dalgalanmalara yol açabileceğini, mevcut petrol rezervlerinin ise olası bir arz kesintisini karşılamada yetersiz kalabileceğini belirtiyor. Bu nedenle, fiyatların varil başına 85 ila 150 dolar aralığına yükselmesi ihtimali öne çıkıyor.

Hürmüz Boğazı, günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürününün taşındığı kritik bir deniz yolu olarak öne çıkıyor. Bölgede yaşanacak bir aksama, başta Asya olmak üzere enerji ithalatçısı ülkeleri doğrudan etkileyebilir. Japonya'nın petrol ithalatının yüzde 72'si, Güney Kore'nin ise yüzde 65'i bu boğazdan geçiyor. Çin ve Hindistan gibi büyük Asya ekonomilerinin bağımlılığı ise yaklaşık yüzde 50 seviyesinde. Avrupa'nın Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı yüzde 18, ABD'nin ise yalnızca yüzde 2 olarak hesaplanıyor.

Bu veriler, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel enerji arzı ve fiyat dengesi üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Özellikle Asya ülkeleri, olası bir arz kesintisinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer alıyor.