Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Hürmüz Boğazı'nın küresel ticaret için kritik önem taşıdığını vurgulayarak, 'Boğazın güvenliğinin korunması uluslararası toplumun ortak çıkarınadır' dedi.

Guo, seyrüsefer sorunlarının temel nedeninin İran merkezli çatışma olduğunu belirterek, çözümün ateşkes ve çatışmaların sona ermesi olduğunu söyledi. Çin'in yapıcı rol oynamaya hazır olduğunu ekledi.

ABLUKA BAŞLADI

ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'na giriş çıkış yapan tüm gemilere yönelik abluka sürecini başlatacağını duyurdu. Bu karar, ABD ve İran arasındaki 21 saat süren müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından alındı.

ABD ordusu, Türkiye saatiyle 17.00 itibarıyla İran limanlarına giriş çıkış yapan deniz trafiğine yönelik ablukayı uygulamaya başlayacağını bildirdi. Denetimler Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki tüm İran limanlarını kapsayacak.

İRAN'IN EN BÜYÜK MÜŞTERİSİ

İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin, ülkenin petrol ihracatının yüzde 80 ila 90'dan fazlasını alıyor. ABD yaptırımları nedeniyle Pekin, Tahran'ın neredeyse tek büyük enerji ortağı haline geldi.

Çin'in İran'dan günlük ortalama 1,3-1,4 milyon varil petrol ithal ettiği tahmin ediliyor. Bu miktar, Çin'in toplam deniz yoluyla petrol ithalatının yaklaşık yüzde 13-14'üne denk geliyor.

"SAVAŞ SEBEBİ SAYILABİLİR..."

Uzmanlara göre, İran'dan Çin'e giden bir petrol tankerinin hedef alınması, yalnızca çevresel bir felaket değil, aynı zamanda Pekin tarafından 'savaş nedeni' olarak yorumlanabilir. ABD'nin uluslararası sularda İran tankerlerine müdahalesi, Çin ve İran tarafından uluslararası deniz hukukunun ihlali olarak nitelendiriliyor.

Bu durum, ABD'nin küresel ticaret yollarını kontrol etme çabalarının, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki varlığını pekiştirmesine zemin hazırlayabileceği yorumlarına yol açıyor.