Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Erzurum İl Örgütü, 2’nci Olağan Kongresi’ni gerçekleştirdi. Kentteki bir otelde “Barış ve Demokratik Toplum için örgütleniyoruz” sloganıyla yapılan kongreye, Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ile çok sayıda yurttaş katıldı.
Saygı duruşunun ardından kongrede konuşan Tülay Hatimoğulları, DEM Parti’nin ve geldiği siyasi geleneğin örgütlülüğü halkın içinde sağladığını belirtti. Ülkenin zenginliklerine rağmen yoksullukla karşı karşıya olunduğunu söyleyen Tülay Hatimoğulları, geleceksizliğin milyonları sardığını dile getirdi:
“Bugün Türkiye’de hangi kanalı açarsanız varlık fonu üzerinden gerçekleşen hırsızlık karşımıza çıkar. İlk defa bu kadar büyüklükte bir vurgunla karşı karşıyayız. İktidar ise sanki bu hırsızlık kendi ülkesinde yaşanmıyormuş gibi davranıyor ve soruları yanıtsız bırakıyor. Bunun sorumlusu çok net denetlemeyen kurumlar, önünü açan siyasiler ve iktidarın önünü açtığı yolsuzluk furyasıdır. Ülkeyi vurgunların merkezi haline getirdiler. İktidar bu vurgunu izliyor. Bu vurgunun başında iktidarın önceki dönemde bakanlık yapan birine dayanıyor. Ucu nereye dokunursa dokunsun araştırılmalı. Türkiye şuan yoksulluğun en dibini yaşayan ülkelerin başında. Asgari ücretle insanlar geçinemiyor. Tarımı, hayvancılığı bitirdiniz. DEM Parti olarak çok netiz. Bu düzen böyle gitmez. Bu düzen değişecek.”
‘Mücadele ederek kazanacağız’
Adil, demokratik bir düzeni inşa edeceklerini vurgulayan Tülay Hatimoğulları, halkın gücüyle başarılacağının altını çizdi. Meclis’te 10 Ağustos’ta kabul edilen çerçeve yasaya değinen Tülay Hatimoğulları, halkın yasanın nasıl pratikleşeceğini merak ettiğini dile getirdi. Çerçeve yasanın Türkiye’ye önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:
“Sorumlular görevlerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeliler. 107 yıl önce Erzurum Kongresi’nde verilen kardeşlik söylemi hala yaşam bulmayı bekliyor. 107 sene sonra Erzurum’dan bütün Türkiye’ye ‘Bu ülkede yaşayan, Kürtler, Aleviler kendi dilleriyle konuşabilmeli, anadilleriyle eğitim alabilmeli. Kültürlerini yaşayabilmeli’ mesajını veriyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci, bir halkın geriye atıldığı bir süreç olamaz. Asla geriye bakılmamalı. Hep ileri bakılmalı. Yüzümüzü bu süreci ileriye taşımak için dönmek zorundayız. Ekim ayı silahların sonsuza kadar sustuğu bir ay olmasını istiyoruz. Çerçeve yasanın pratikleşmesiyle adımların atılmasıyla olmalı. Bölge bize ‘Türkiye daha güçlü bir konuma getirmeli, Kürt sorununu barışçıl yöntemlerle çözebilmeli’ diyor. Mücadele ederek kazanacağız. Şimdi daha fazla emek vermek gerekir. Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla gerçekleşen Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yepyeni bir dönemin kapısını açtı. Bütün dünya Kürt halkının onurlu varlığını görmüştür. Varlığını bütün dünyaya kanıtlanmış durumdadır. Sayın Öcalan ‘Yepyeni bir evreye geçmeliyiz’ diyor. Bu perspektifi hayata geçirmenin en güçlü yolu partimizi örgütlemek. Kadın örgütlemesini, gençlik, ekoloji mücadelesini örgütlemek gerekiyor. Erzurum’dan İmralı’ya bir selam gönderelim.”
‘Belediye eşbaşkanlarının yerine dönmesi için Milli Güvenlik Kurulu kararına mı ihtiyaç var?’
“Sevgili Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksedağ’ın bırakılması için Milli Güvenlik Kurulu kararına gerek var mı? Ortada önemli bir AİHM kararı var. Yerlerine kayyım atanan belediye eşbaşkanlarının yerine dönmesi için Milli Güvenlik Kurulu kararına mı ihtiyaç var. Hayır. Atanmışlar seçilmişlerin yerini çalmıştır. Bu süreçte demokrasiyi katleden adımlar atılıyor. Muhalefet belediyeleri alınıyor. Her gün sosyal medya hesapları kapanıyor. Biraz muhalefet eden hesaplar hemen kapatılıyor. Eleştirel olmayı iktidar artık suç sayıyor. ‘Bu süreçte 86 milyon yurttaşımız kazanacak’ diyorlar. Eğer bunda samimiyseniz düşünce ifade ve örgütlenme üzerindeki baskıları sonlandırmak zorundasınız. Baskılara derhal son verilmelidir. Yine kadınların yaşadıklarına değinmek istiyorum. Son zamanlarda şiddet ve kadın cinayetleri almış başını gidiyor. Buna son verilmesi için mücadele vermek zorundayız. Herkesin üzerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmek gerekiyor. 2 yıl önce tam bugün Rojin Kabaiş kaybedildi. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında TJA ve kadın hareketleri eylem düzenliyorlar. Jin, jiyan, azadî, temel felsefemiz olmaya devam edecek.
‘Demokratik yönetimi talep ediyoruz’
“Ülkenin demokratik bir yönetime ihtiyacı var. DEM Parti olarak buna adayız. Demokrasiyi sadece kendimize bir şemsiye yapmayacağız. Bu yönetim anlayışına ihtiyacımız var. Hukuk bir zümreye göre çekiştirilecek bir şey olamaz. Asla ötekileştirici olmadık, olmayacağız. Demokratik yönetimi talep ediyoruz. İktidar aşkıyla bunu yapmayacağız. Adalete, demokrasiye inancımızla yapacağız. Demokratik Türkiye hareketi bilinciyle bunu gerçekleştireceğiz.”
Konuşmaların ardından DEM Erzurum Parti İl Örgütünün yeni yönetimi açıklandı. DEM Parti İl Eşbaşkanlığına Hamiyet Yıldırım ve Muhlis Kırmacı seçildi.





