Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Hatay'da katıldığı "Türkiye'nin COP31'e Giden Yolu: Dirençli Şehirler" panelinde önemli açıklamalarda bulundu. Kurum, deprem bölgesinde inşa ettikleri 455 bin konuta dikkat çekerek, "Nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü bakımından Bulgaristan, İzlanda kadar bir ülkeyi, 2 yılda altyapısı, okulları, iş yerleri, parkları, ibadethaneleri, topyekun bir şehircilik anlayışıyla yeniden inşa ettik" dedi.

Kurum, inşaat çalışmalarında çevreye ve tescilli yapıların korunmasına özen gösterdiklerini vurguladı. Panelde, şehirlerin geleceği, dünyanın korunması ve çocukların istikbali için güçlü bir irade ortaya konulduğunu belirtti. İklim değişikliği, afet yönetimi ve kentsel dirençlilik konularının öne çıktığı buluşmada Kurum, son dönemde yaşanan hortum ve deprem gibi doğal afetlere dikkat çekti.

İklim değişikliğinin şehirlerin risklerini artırdığını ve afet yönetimi için güçlü kurumlar ile koordinasyonun önemini vurgulayan Bakan Kurum, kentsel dirençliliğin insanı, ekonomiyi, şehri ve yaşam kalitesini güçlendiren bir şehircilik vizyonu olduğunu söyledi. COP31 başkanı olarak bu platformda bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.

Kurum, iklim eylemini sahadan başlayarak şehirlerde çözüme dönüştürmek istediklerini ve dirençli, sürdürülebilir, insan merkezli şehirleri küresel gündemin başına taşımayı hedeflediklerini belirtti. Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek zirveyi sadece teknik bir toplantı olarak görmediklerini, yerel yönetimlerin gücünü görünür kılan ve somut sonuçlar üreten bir çözüm platformu olarak değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.

Bakan Kurum, Hatay'daki programın, Türkiye'nin iklim ve şehircilik vizyonunun sahadaki en anlamlı duraklarından biri olduğunu vurguladı. Depremlerde 11 şehirde yaşanan yıkımın ardından, dostların ve milletin desteğiyle bu şehirleri ayağa kaldırdıklarını hatırlattı. 6 Şubat 2023'teki depremlerin 14 milyon insanı doğrudan etkilediğini ve büyük bir yıkıma neden olduğunu belirtti.