Yenilgi benim için sürpriz değil. Millilerin her takımı yenecek görüntüsü var. Ancak her takıma yenilebilecek bir görüntüye de sahibiz. Avustralya maçı bize bazı şeyleri anlatmıştır. Ayaklarımız şimdi yere bastı.
Montella’nın kafasında forvetsiz oyun anlayışı var. Ama her maçta böyle oynayıp kazanacaksın diye bir şey yok. Ayağında top tutan bir forvete ihtiyacımız var. Kendi oyunumuzu rakibimize hissettiremiyoruz.
YILDIZLAR KAYBOLDU
- Hakan, Arda, Barış, Kerem ve Orkun gibi yıldızlarımızın etkisiz kalmasını nasıl yorumlarsınız?
Kalabalık savunma içinde onlar da kayboldu. Arda forvet arkası oynasa bu kadar topla buluşamayabilirdi. Zaten orası kalabalık, bizi sürekli o huninin etrafında dolaşmaya mecbur bıraktılar. Daha çok derin paslarla rakip savunma arkasına koşular atmamız lazım. Rakibi riske atacak hamle yapmadık. En iyi ortayı, şutu, gol pasını aradık. Ama bunu vermediler. Hayal kırıklığıyla bitirdik maçı. Sanıyorum “Çok rahat kazanacağız” diye düşündüler. Dünya Kupası farklı bir seviye. Buraya kadar gelinen maçlarda gücümüz yetti ama eğer yukarıları istiyorsak çok daha güçlü bir oyun ve kadroya sahip olmamız lazım. Bugüne kadar bunu kurmamız gerekiyordu. Şu maç bile bize bundan sonra yapacağımız şeyleri göstermeli.
ÇOK YÖNLÜ OYUN VE OYUNCU LAZIM
- Önümüzdeki Paraguay maçında, Montella’nın takımda nasıl bir değişiklik yapması gerekiyor?
Çok değişiklik doğru olmaz. Montella bu sefer kendi oyununu da takıma oynatamaz. Milli Takım alıştığı oyunu oynamaya devam edecek. Bu saatten sonra her şeyi değiştirmeye hazırlanacak vakit yok. Önemli olan rakibi kendi oyununuza çekmeniz. Rakibe kendi oyununuzu benimsetmeniz lazım, onları tuzağa çekmeniz lazım. Rakibini aldatacaksın, kandıracaksın, sürpriz bir şey yapacaksın. Bunu yaparsak bizim etkili oyuncularımız var. Ama çok fazla benzer oyuncu tipine sahibiz. Mesela Hakan, Orkun hep şutör isimler. Bazen hava topuyla oynaman lazım, bazen yerden veya hava topuyla ya da şutla çözemezsen derin paslarla, rakip savunma arkasına koşularla çözmeniz gerekir. Çok yönlü oyuncu ve oyuna sahip olmanız lazım. Şöyle bir örnek vereyim; bir usta, sadece alet çantasındaki pense ve tornavidayla tamirat yapamaz. İngiliz anahtarı lazım, bunların da bir sürü numarası var. Bazen çekice bazen balyoza ihtiyacınız var. Bu çeşitliliği çantasında tutarsa gidişata göre neye ihtiyacı varsa kullanabilir. Biz aynı oyuncularla farklı takımları yenmeye çalışıyoruz.
- Avustralya mağlubiyetini nasıl değerlendiriyorsunuz, sizin için sürpriz oldu mu?
Bu sonuç benim için sürpriz olmadı. Avustralya’ya karşı çok iyi hazırlandığımızı söyleyemem. Avustralya hem fiziksel hem de oyun disiplini anlamında iyi bir takım görüntüsü verdi. Tabii ki bizim adımıza bazı şanssızlıklar oldu. Abdülkerim’in direkten dönen şutu gol olsa daha farklı bir oyun izlerdik. Süreç de rakibin lehine işledi. Golü bulmaları, disiplinli savunma yapmaları, bizim boşluk bulmamızı zorlaştırdı. Milli Takım’ın, her takımı yenecek görüntüsü var ama her takıma yenilebilecek de bir görüntüsü var. Bir şeyler eksik dedim hep. İnsanlar belki de bana kızdı, “Hamza Hoca nasıl Milli Takım’a böyle der” diye. Ama ben gerçekçi düşüncelerimi objektif şekilde söylemeliyim. Oyuncularımız tabii ki çok kıymetli. Her maçı kazanacak oyun anlayışına sahip değiliz. Elimizde farklı enstrümanlar olmalıydı, bunları bulup yetiştirmeliydik. Biz bunu beceremedik. Sadece Montella’ya yüklenmek de doğru değil. Ülke olarak bazı şeleri doğru düşünüp doğru karar almamız lazım. Bugün santrfor yetişmiyor çünkü her takım yabancı santrforla oynuyor. Yabancıya karşı değilim serbest olsun. Sadece maç kazanmak, ligde şampiyon olmak hedef olmamalı, ülke futbolunun geleceğini de düşünmeliyiz.
MONTELLA DEĞİŞİKLİĞİ SEVMİYOR
- Montella’nın kadro tercihi ve oyun anlayışı çok eleştiriliyor, sizin tespitleriniz neler?
Montella’nın kafasında bir oyun anlayışı var; forvetsiz oyun. Ama her maçta bunu oynayıp kazanacaksın diye bir şey yok. Kendi oyununu rakibe hissettiremiyorsun. Zaten Avustralya’nın istediği düzende oynadık. Topu bize verecekleri belli. 3 uzun adamı dikmişler, hücumda zaman zaman 3-6- 1 dizilişinde oynuyorlar. Derslerini güzel çalışmışlar. Montella daha erken hamle yapabilirdi. Belki saha içinde Kerem’i sola çekip Barış’ı ileri koyar diye bekledim. Ben olsam yapardım. Ama Montella bu tarz bir hoca değil. Saha içinde bu tarz değişiklik yapmayı sevmiyor. Kerem’in topla en az buluştuğu maçı olabilir. Yine de 1 gol pozisyonu yakaladı, kaleci kurtardı. Her şeye rağmen şansımız vardı, top bizdeydi, şut atan bizdik ama golü atamadık. Umarım bu sonuç bizim için bir ders olur. Bu maçtan çıkaracağımız şeyler bizi tedbirli kılar. Ayaklarımız şimdi yere bastı. Biz her şeyi abartmayı çok seviyoruz. Gerçekleri söyleyenleri de sevmiyoruz maalesef. Bu maç bize bazı şeyleri anlatmıştır. Bakıp göreceğiz ne kadar anladık ne kadar ders çıkardık. Paraguay ve ABD maçları da kolay geçmeyecek. Ama ikisi de bize hücum edecek biz daha çok boşluk bulacağız. Gitgelli oyunda biz daha etkili oluruz. İyi sonuçlar alıp umarım bu gruptan çıkarız.
FORVETE İHTİYACIMIZ VAR
- Montella ile maçtan sonra konuşma şansınız olsa ne yapmasını söylerdiniz?
Ayağında top tutabilen bir forvet koyması lazım. Hep defans arkası koşularla, koşucu oyuncularla gole gidemezsin. Artık tüm takımlar, takım savunmasını iyi yapıyor. Savunma oyuncuları oraları iyi parselliyor,önlem alıyor, savunma dengesini ve derinliğini oluşturuyor. Sürekli karşında kurulu savunma varken üretmek zorlaşıyor. Bazen orada top saklayan oyuncu size çok şey kazandırır. Top saklar, stoperle boğuşur, zaman kazandırır, dengeyi bozar... Montella’nın bu tarz bir hamle yapmasını beklerdim. Ama elinde yok. Aklıma 19 yaşındayken Bursaspor’da oynattığım Kubilay Kanatsızkuş geliyor mesela. Yetenekli çocuk ama el birliğiyle kaybettik. Kendi de buna sebep oldu, yeteneklerine biraz ihanet etti. Umut Nayır’ı yeterince kullanamadık. Bu tip oyuncuları çoğaltamadık. Eskiden çok santrfor sayıyorduk. Bu, düşünmemiz gereken bir şey.





