Suç duyurusunda yer alan bilgilere göre Güllü, hayatını kaybetmeden kısa süre önce evine güvenlik kamerası sistemi kurdurdu. Sisteme erişim yetkisinin yalnızca Güllü ile oğlu Tuğberk Yağız Gülter'de bulunduğu belirtildi. Başvuruda, evdeki bazı kameraların olay sırasında çalışmadığı da öne sürüldü. Güllü'nün yatak odasının girişinde şifreli bir kapı sisteminin bulunduğu bilgisi de avukatların savcılığa sunduğu hususlar arasında yer aldı. Kameraların hangi tarihlerde çalıştığı, kayıtların nasıl muhafaza edildiği ve sisteme kimlerin erişebildiği, suç duyurusunda incelenmesi istenen konular arasında bulunuyor.
Güllü'nün ölümünden sonra eve nasıl girdiğini anlatmıştı
Suç duyurusunda yeniden gündeme getirilen konulardan biri de Tuğberk Yağız Gülter'in annesinin ölümünün ardından eve giriş şekli oldu. Gülter, annesinin hayatını kaybettiği gece İstanbul'da bulunduğunu, haberin ardından Çınarcık'a gittiğini ve evin kapısının şifresini bilmediği için içeri giremediğini daha önce açıklamıştı. Bunun üzerine komşusunun terasını kullanarak pencereye ulaştığını ve camı kırarak eve girdiğini anlatmıştı.
Gülter, ATV Haber'e yaptığı açıklamada yaşananları şöyle aktarmıştı:
"Benim bir şekilde eve girmem lazım çünkü taziyemiz başlayacak. Karşı komşumuzu uyandırarak onun evine girdik. Terasına çıktım. Terastan sonra bir merdiveni cama dayadım. İki kademeli bir cam düşün, iki camlı. İlk kademesini yumrukla, ikinci kademesini taşla kırdım."
Kamera kayıtlarının teslim edilme süreci mercek altında
Suç duyurusunda öne çıkan başlıklardan biri de evdeki güvenlik kameralarına ait kayıtların yetkililere teslim edilme süreci oldu. Takvim'in haberine göre Tuğberk Yağız Gülter, kamera görüntülerinin bulunduğu flash belleği olaydan birkaç hafta sonra yetkililere teslim etti. Başvuruda, kayıtların neden daha erken teslim edilmediği ve bu süreçte görüntülere herhangi bir müdahalede bulunulup bulunulmadığının araştırılması istendi. Görüntülerin teslim edilme zamanına ilişkin bu iddia, dijital kayıtların bütünlüğü bakımından önem taşıyor.
Ancak Gülter'in daha önce savcılıkta verdiği ifadede kamera sistemine ilişkin farklı ayrıntılar da bulunuyor. Anadolu Ajansı'nın 17 Aralık 2025 tarihli haberine göre Gülter, evdeki kameraları cep telefonundaki uygulama üzerinden çevrim içi izleyebildiğini, olay gecesi kendisini arayan karakol amirine kamera kartlarına ulaşabilmesi için yardımcı olduğunu ve hastaneye ulaştığında cep telefonunu görevlilere verdiğini söyledi. Gülter, annesinin evine toplam 10 kamera aldığını, bunlardan ikisini kendi evine taktığını, annesinin evinde ise beş kamera bulunduğunu belirtti. Üç kameranın kullanılmadan beklediğini, birinin ise kırıldığını hatırladığını ifade etti.
Yapay zeka araçlarına yöneltilen sorular dikkat çekti
Suç duyurusunun en dikkat çekici bölümlerinden birini Tuğberk Yağız Gülter'in yapay zeka araçları üzerinden yaptığı öne sürülen aramalar oluşturdu. Takvim'in haberinde yer alan bilgilere göre Gülter'in, flash belleği yetkililere teslim etmeden önce video ve ses kayıtlarının değiştirilip değiştirilmediğinin tespit edilmesine ilişkin sorular yönelttiği belirtildi.
Aramalar arasında şu soruların bulunduğu aktarıldı:
-
"Bir videonun sesiyle oynandığı tespit edilebilir mi?"
"Geçmiş kamera kayıtlarına ulaşılabilir mi?"
Yalova'da yayımlanan yerel haberlerde ise yapay zeka araçlarına yöneltildiği belirtilen soruların daha kapsamlı olduğu aktarıldı. Bunlar arasında hafıza kartı çıkarıldıktan sonra bulut üyeliğiyle eski kayıtlara ulaşılıp ulaşılamayacağı, profesyonelce düzenlenmiş videolarda değişikliklerin tespit edilip edilemeyeceği ve sonradan eklenen seslerin teknik incelemeyle ortaya çıkarılıp çıkarılamayacağına ilişkin sorular da bulunuyor.
Nişanlısının telefonundan Yalova sinyali alındığı iddiası
Suç duyurusunda yer alan bir diğer önemli başlık ise Tuğberk Yağız Gülter'in nişanlısına ait cep telefonunun baz istasyonu kayıtları oldu. Takvim'in haberine göre başvuruda, Gülter'in nişanlısının telefonunun Güllü'nün hayatını kaybettiği 26 Eylül 2025 tarihinden önceki sabah Yalova'dan sinyal verdiği belirtildi. Bu bilginin, telefonun olay öncesindeki konumunun ve hareketlerinin belirlenmesi açısından incelenmesi istendi.
